• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
Videolar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam960
Toplam Ziyaret2907166

Ruhumda sızı


Ruhumda sızı

02 Temmuz 2021

Ortaçağ'dan kalma karanlık bir güruhun 02 Temmuz 1993 günü Sivas'ta, Madımak Oteli'nde cayır cayır yaktıkları 35 insanımızın içinde halk ozanı Nesimi Çimen de vardır. Bu günü Nesimi Çimen’in sanki bu katliamı hatırlatırcasına güzel bir türküsü ile anmak istiyorum: ''Ruhumda Sızı''…

Ancak bu gün bir türkü ile geçiştirilebilecek gibi değildir…

Sivas Katliamı

Aradan 28 yıl geçti, çok şey unutuldu gitti. Kısaca anımsatacak olursam: Aralarında sanatçıların, şairlerin, yazarların bulunduğu bir grup aydın, dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak, Pir Sultan Abdal Derneği tarafından organize edilen Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında 1 Temmuz 1993 günü Sivas’a gider. Sanatçılar arasında Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen gibi tanınmış isimler de vardır.

2 Temmuz 1993 Cuma günü cuma namazının ardından toplanan karanlık güruh “Şeytan Aziz”, “Sivas, Aziz’e mezar olacak” sloganlarıyla kültür merkezinin önüne gelir. Buradan da “Sivas laiklere mezar olacak” ve “Cumhuriyet Sivas'ta kuruldu, Sivas'ta yıkılacak” sloganını atarak aydınların kaldığı Madımak Oteli’ne gider. Karanlık güruh burada da laik Cumhuriyeti hedef alan sloganlar atar: “Kahrolsun laiklik”, “Müslüman Türkiye”, “Yaşasın şeriat”, “Şeriat isteriz”, “Dinsizlere ölüm”...

Karanlık güruha hiçbir güvenlik kuvveti hiçbir müdahalede bulunmaz… Karanlık güruh, oteli taşlayıp çevredeki araçları ateşe verir. Madımak Oteli'nin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansı'nın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyulur. Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana “Lan yakın” diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle “Cehennem ateşi işte”, “Allah’ım bu senin ateşin, içeriye gönder” diye seslenir… Kısa bir süre sonra otelden de ateşler yükselir… Yakılan otele itfaiye ekipleri tarafından gerekli müdahale de yapılmaz… Otelde misafir olarak bulunan 33 aydın ile 2 otel çalışanı yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirir. 


Görüldüğü gibi katliam boyunca atılan sloganlar sadece aydınları hedef almaz. Katliam boyunca atılan sloganlar aydınların şahsında doğrudan laikliği, demokrasiyi, çağdaşlığı yani Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef olarak alır…

Yargılama!

Refahyol Hükumetinin Adalet Bakanı Şevket Kazan, Adalet Bakanı olarak sanıkları hapishanede ziyaret eder. Şevket Kazan daha sonra sanıkların avukatlığını yapar…


Yargılama esnasında sanıklar tarafından duruşma salonunda ve dışarıda bekleyen taraftarlarınca şu sloganlar atılır: “Ey cahiller! Size bir Sivas yetmez, daha çok Sivas!”, “Kahrolsun laiklik”, “Şeriat isteriz”, “Ya İslam ya ölüm”, “Hepinizi cehennem ateşinde yakacağız”…


Yine yargılama esnasında duruşma salonunda sanık ve yakınları yargıçlara kalem, bozuk para vb. aletler fırlatırlar, yargıçlar ise bunlardan korunmak için kürsülerin altına saklanırlar… Bu durumu da sanık avukatları bıyık altından pis pis gülerek seyrederler… Bu ne cüret değil mi? Eğer siz, sanık veya tanık olarak fark etmez, yargıç karşısına çıkın da eğer sıkıyorsa oturarak veya ceketinizi iliklemeden ifade verin!...

Ve yargılama yıllaaaar yıllar sürer. Duruşma üzerine duruşma yapılır… Sivas Madımak davasının yıllar süren yargılama sonucunda sanıklardan 33’ü ölüm cezası alır ancak bu ceza usulden bozulup müebbette çevrilir.

Sanıklar

Katliamın asıl caniler bir türlü bulunamaz, bulunup da yakalanamaz… Yakalananlar ise tek tek tahliye edilir… Sonunda zamanaşımı devreye girer ve 2012 yılında ise dava zaman aşımı nedeniyle düşer. Almanya'ya kaçan sekiz sanık da kurtulur. Yurtdışına kaçtığı sanılan ve İnterpol tarafından aranan davanın bir numaralı sanığının Sivas'ta olduğu kalp krizinden ölünce ortaya çıkar. Yine bir başka firari sanık 1997 yılında askere alınır, 1999 yılında Sivas’ta evlenir, çocuğunu nüfusa kaydettirir, Emniyet’e başvurup ehliyet bile alır. Yine bir başka firari sanık Sivas Kangal’da düğün yapar.


Sanık avukatları

Bahsettiğim gibi dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan daha sonra sanıkların avukatlığını yapar… Sanık avukatlarından sekizi ödüllendirilircesine AKP'den milletvekili seçilir, bunlardan ikisi de bakan yapılır... Bazıları AKP’den belediye başkanı yapılır.

Madımak davası, zaman aşımına uğraması sonrası AYM’ne taşındığında da dosyaya bakacak olan AYM üyeleri arasında yer alan bir hâkim de o dönemde dava sanıklarının avukatı olduğu ortaya çıkar… Yani önce sanıkların avukatı olan kişi, dava AYM’ye taşınınca da dava dosyasına bakacak olan AYM’nin üyesi olur!... Yani AYM’ndeki dava dosyası sanık avukatına emanet edilir. (*)

Katliam hakkında devlet erkânının açıklamaları

Olay hakkında devlet erkânının açıklamaları da sanki katliamcıların tahrik olma hakları varmış gibi hiçbir şekilde bir hukuk devleti mantığı ile bağdaşmayacak şeklindedir. Sivas Katliamı sırasında iktidarda olan DYP-SHP koalisyonunun Başbakanı Tansu Çiller, katliamdan hemen sonra "Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir" diye, dönemin Cumhurbaşkanı Demirel; “Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş. Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı var” diye, yine dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu yaşananlardan dolayı Aziz Nesin’i suçlayarak “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir” diye, Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan ise “Olaylar, Sivas’a girmiş bir ekibin halkı tahrik etmesinin sonucudur” diye ve 2012 yılında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin '’zaman aşımı’' nedeniyle davanın düşmesi kararı ile ilgili olarak da o zamanki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ''Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun'' diye açıklamalarda bulunurlar.…

Ruhumda sızı…

Bütün bunlar çoktaaaan unutulup gider. Çünkü bütün bu olanlar Patagonya ülkesinde olur. Ancak insan olanın ruhunda bütün bunların bir ince sızısı kalır…

İşte sanki bu sızıyı anlatırcasına Sivas Katliamı maktullerinden olan Nesimi Çimen’in girişte bahsettiğim güzel bir türküsü vardır: ''Ruhumda Sızı''… Bu türküyü genç halk müziği sanatçılarından Ender Balkır çok güzel bir yorumla söyler… Bu türkünün bağlantısını yazımın sonunda veriyorum… Dünü biliyorsunuz, bugünü biliyorsunuz, gündemi de biliyorsunuz. Tam da gündeme uygun bir türküdür bu türkü: ‘’Ruhumda Sızı’’...

‘’Ruhumda Sızı’’… Bu türkü gerçekten çok güzel türküdür... Ruhunuza dokunur inceden inceye... Zaten adı da ‘’ruhumda sızı’’ değil midir? ‘’Bedenimde değil ruhumda sızı’’ derken aslında hem bedeniniz inim inim inler hem de ruhunuz sızım sızım sızlar... 

Bedenimde değil ruhumda sızı, oy oy...

Gecenin, gündüzün bu vakti demeyin, açın sesini avaz avaz dinleyin! Bırakınız ruhunuz sızlasın sızım sızım!... Bırakınız ruhunuz inlesin inin inim!...

Zaten günümüzde yaşananları da gördükçe hem hassas bedenler inlemekte inim inim hem de ince ruhlar sızlamakta sızım sızım:  

‘’Bu nasıl bir derttir dermanı yoktur
Bedenimde değil ruhumda sızı
Görünmez bir yara acısı çoktur
Bedenimde değil ruhumda sızı, oy oy’’

Osman AYDOĞAN

Ender Balkır, ''Ruhumda Sızı'':
https://www.youtube.com/watch?v=67UWF7eMSi8

Ruhumda sızı

Bu nasıl bir derttir dermanı yoktur
Bedenimde değil ruhumda sızı
Görünmez bir yara acısı çoktur
Bedenimde değil ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı

Kurşunsuz, hançersiz, kansız bir yara
Hiçbir tabip buna bulamaz çara
Keşke Mansur gibi çekseler dara
Bedenimde değil ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı

Doktoru, lokmanı yok, ilacı yok
Görünmez göz ile hiçbir izi yok
Saplandı sineme görünmez bir ok
Bedenimde değil ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı

Didelerim nemli, kan ağlar gözüm
Ruhum yara aldı sızlıyor özüm
Bu halimden vakıf tek cüra sazım
Bedenimde değil ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı

Yeter Nesimi bu feryadın yeter
Biliyom, yanıyon Kerem'den beter
Her ah eyledikçe dumanım tüter
Bedenimde değil ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı, oy oy
Ruhumda sızı

Nesimi Çimen

(*) Sivas Madımak Davasının avukatlarının dava sonraki görevleri

Av. Celal Mümtaz Akıncı - Eski Afyon Barosu Başkanı ve AKP oylarıyla Anayasa Mahkemesi üyesi

Av. Hayati Yazıcı AKP’nin eski Devlet Bakanı
Av. Haydar Kemal Kurt - AKP eski Isparta Milletvekili
Av. Zeyid Aslan - AKP Tokat Milletvekili, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski avukatı
Av. Hüsnü Tuna - AKP Konya Milletvekili
Av. Burhanettin Çoban - Afyonkarahisar AKP’li Belediye Başkanı
Av. Faik Işık - Başbakan Erdoğan’ın ve Süleyman Mercümek’in avukatı
Av. İbrahim Hakkı Aşkar - 22. Dönem AKP Afyon Milletvekili
Av. M. Ali Bulut - AKP eski Maraş Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi
Av. Bülent Tüfekçi - AKP'nin Gümrük ve Ticaret Bakanı
Av. Halil Ürün - RP kayıp trilyon davası sanığı, AKP eski Afyon Milletvekili
Av. Mevlüt Uysal - AKP İstanbul Başakşehir Belediye Başkanı
Av. Nevzat Er - Eski AKP eski Eminönü Belediye Başkanı
Av. Suat Altınsoy - AKP Konya İl Başkanı Yardımcısı
Av. Tayfun Karali - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Müdürü
Av. Ferruh Aslan - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Müdürü
Av. İbrahim Kök - AKP Elazığ Milletvekili Aday Adayı
Av. Ali Aşlık - Eski AKP İzmir İl Başkanı ve 2011 seçimi milletvekili
Av. Bedrettin İskender - AKP Ümraniye Belediye Başkan adayı
Av. Ekrem Bedir - Sakarya AKP Hendek Belediye Meclis Üyesi
Av. Faruk Gökkuş - AKP Kâğıthane Belediye Başkanlığı Aday Adayı
Av. Hasan Hüseyin Pulan - AKP İstanbul İl Disiplin Kurulu üyesi
Av. Hurşit Bıyık - AKP eski Trabzon İl Başkan Yardımcısı
Av. Reşat Yazak - Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi.


Yorumlar - Yorum Yaz