• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
Videolar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam420
Toplam Ziyaret1365925

Nima, yüreğindeki gamı söyle de bir yabancı gibi ağlayayım


Nima, yüreğindeki gamı söyle de bir yabancı gibi ağlayayım

17 Şubat 2021

Çocukluğumda memleketimde mahallede eceliyle bile olsa bir ölse, bir cenaze olsa varsa düğün ertelenirdi. Zaten televizyon yoktu. Evde radyolar kapatılırdı.  Haber bile dinlenecek olsa radyonun sesi iyice kılırdı… Bu durum günlerce sürerdi. Bu ölüye olan saygıydı...

Tabii ki devir değişti, zaman değişti, kültür değişti… Aynı hassasiyeti beklemek günümüzde haksızlık olur.

Neyse geçmişi bırakayım, günümüze geleyim…

27 Şubat 2020 akşam saatlerinde İdlib’de hava saldırısı sonucu 36 askerimiz şehit oluyor. Tüm Türkiye matem tutuyor. 83 milyon tek yürek, kan ağlıyor... Daha şehit cenazeleri yeni yeni kaldırılıyor…

Bu olaydan iki gün sonra, 29 Şubat 2020 günü… Aynı anda TV’de canlı yayın esnasında… Bir tarafta şehit cenazeleri, bir tarafta Cumhurbaşkanı konuşuyor… Tüm TV’ler canlı veriyor…

Cumhurbaşkanı, İstanbul'da AKP milletvekilleri ile buluşmasında yaptığı konuşmada şehit sayısının 36'ya çıktığını söylüyor… ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeleri gülerek, gülümseyerek, espri yaparak anlatıyor… Seyreden bakanları da sırıta sırıta gülüyorlar... Şen şakrak espriyi alkışlıyorlar…



29 Şubat 2020 günü… İdlib'de verilen 36 şehitten iki gün sonrası. TV’de canlı yayın esnasında… Bir tarafta şehit cenazeleri, diğer tarafta Cumhurbaşkanı konuşuyor… Bakanları şen şakrak yapılan esprilere gülüyor. Tüm TV’ler canlı veriyor…

Bu olayın üzerinden tam bir yıl geçiyor. Tarihler 13 Şubat 2021 gününü gösteriyor… Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak'taki Gara bölgesinde PKK’nın 5-6 yıl önce kaçırdığı asker ve polis resmi görevlileri 13 kişiyi kurtarmak için bir operasyon başlatıyor. Bu operasyon esnasında ilk anda biri binbaşı, biri yüzbaşı rütbesinde olmak üzere üç şehit veriliyor. Ardından da 13 görevlinin tamamı kurtarılamadan PKK tarafından katlediliyor.

Yine tarih tekerrür ediyor. Bu olaydan tam iki gün sonra 15 Şubat 2021 günü Cumhurbaşkanı salgın hastalık ortamında salonu labeleb dolu Partisinin Rize İl Kongresi’ne katılıyor. Cumhurbaşkanı, burada yaptığı 16 asker ve polisin şehit olduğu Gara Katliamı'yla ilgili konuşmasının ardından kongre gündemine geçiyor. Cumhurbaşkanı sanki hiçbir şey olmamış gibi "Karadeniz şivesi" ile konuşarak salondakileri güldürüyor. Daha henüz şehitlerin cenazeleri yeni toprağa verilmiş. Bir de Cumhurbaşkanı bir şehit annesini kongre toplantısına telefonla bağlayarak şehit annesinin ağlamasını tüm kongre salonuna ve canlı yayın vasıtasıyla da tüm Türkiye’ye dinletiyor…



15 Şubat 2021 günü Cumhurbaşkanı Partisinin Rize İl Kongresi’ne katılıyor. 16 asker ve polisin şehit olduğu Gara Katliamı'ndan yine iki gün sonrası. TV’de canlı yayın esnasında… Bir tarafta şehit cenazeleri, diğer tarafta Cumhurbaşkanı konuşuyor… Tüm TV’ler canlı veriyor…

Aynı Cumhurbaşkanı geçmişte salonlarda Arap Rabia için, Arap Esma için elinde mendil gözyaşlarını siliyordu…



Tarih 23.08.2013 Cumhurbaşkanı Mısırlı Esma'ya ağlarken...

Bu tarafta espriler, gülmeler, gülümsemeler, şen şakrak alkışlar salonların kubbesini çınlatırken, öbür tarafta, uzaklarda ocaklarına daha yeni ateş düşmüş, kor düşmüş şehit evlerinde şehit cenazeleri daha yeni yeni kaldırılıyor… Oralarda bir feryâd bir figân anneler ağlıyor, babalar ağlıyor, eşler, nişanlılar, bebeler ağlıyor… Bu salonlarda ise espriler, gülüşmeler, alkışlar salonu çın çın çınlatıyor…

Ve benim aklıma Nesimi Çimen’in ‘’Şifa İstemem’’ isimli sitem türküsü geliyor… Kulaklarımda bir ‘’sitem’’ olarak inim inim bu türkü inliyor…

Cumhurbaşkanının her iki konuşması esnasında Nesimi Çimen'in aklıma gelen bu türküsü de halk müziği içerisindeki en güzel bir sitem türküsüydü. Bu türkü insanın içini sızlatan, yüreğini burkan, kalbini titreten, gözlerini dolduran, dünya tarihinde eşi benzeri görülemeyen naif bir sitem türküsüydü. Sitemin bile naif, sitemin bile kibar, sitemin bile nazik olabileceğini gösteren bir türküydü… Bu türkü kadri, kıymeti, vefayı bilmeyenlere, sevgisizlere, duygusuzlara, duyarsızlara, nobranlara atfedilmiş bir türküydü…

Türkünün aşağıda bağlantısını verdiğim yorumu dinleyin, bir daha, bir daha, bir daha dinleyin. Gün boyu dinleyin, gece boyu dinleyin… Şehitlere bir ağıt, vefasızlara, duygusuzlara, duyarsızlara bir sitem olarak dinleyin…

Sonra da başkaları şen şakrak gülerken, (sitemde de kendisini anlattığım) İhsan Raif Hanım’ın ’’Kimseye etmem şikâyet; ağlarım ben halime, titrerim mücrim (suçlu) gibi baktıkça istikbalime’’ dizelerini hatırlayıp, bir muhannet güruhunun eline düşmüş yalnız ve güzel ülkenin haline bakıp, şiirlerinde ‘’Şehriyar’’ mahlasını kullanan Azeri şair Muhammed Hüseyin Şehriyar’ın "Nima, yüreğindeki gamı söyle de bir yabancı gibi ağlayayım’’ dediği gibi, erkeğim demeyin, askerim demeyin, ben ağlamam demeyin, aydın yüreğinizdeki birikmiş gamı, kederi, kasveti, tasayı, kaygıyı ortaya döküp bir yabancı gibi ağlayın…

Ağlayın ancak salonlardaki o fotoğrafları, o gülüşmeleri, o alkışları da asla unutmayın…  Affetmek erdemse unutmamak akıllılıktır... 

Osman AYDOĞAN

Bu türküyü çok sanatçı söyler. Ama bu türküyü Grup Abdal’ın ‘’Ozanca’’ isimli albümünde hakkıyla yorumlanır. 

Grup Abdal, ‘’Ozanca’’ albümünden ‘’Şifa İstemem’’
https://www.youtube.com/watch?v=SBDj5RQ82xA

Şifa İstemem

Şifa istemem balından

Bırak beni bu halımdan
Razıyım açan gülünden
Yeter dikenin batmasın

Gece gündüz o hizmetin
Şefaatin kerametin
Senin olsun hoş sohbetin
Yeter huzurum gitmesin

Taşa değmesin ayağın
Lale sümbül açsın bağın
İstemem metheylediğin
Yeter arkamdan atmasın

Kolay mı gerçeğe ermek
Dost bağından güller dermek
Orda kalsın değer vermek
Yeter ucuza satmasın

Sonu yoktur bu virdimin
Dermanı yoktur derdimin
İstemem ilaç yardımın
Yeter yakamdan tutmasın

Nesimi'yim vay başıma
Kanlar karıştı yaşıma
Yağın gerekmez aşıma
Yeter zehirin katmasın

Nesimi Çimen

Ortaçağdan kalma karanlık bir güruhun 02 Temmuz 1993 günü Sivas'ta, Madımak Oteli'nde 35 insanımızı cayır cayır yaktıkları Sivas Кatliamı'nda bu türkünün söz ve bestesinin sahibi Nesimi Çimen de cayır cayır yakılarak katledilmişti.

 


Yorumlar - Yorum Yaz