• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam567
Toplam Ziyaret890256

İdlib'de pusuda bekleyen felaket!

İdlib'de pusuda bekleyen felaket!

18 Eylül 2020

Son olarak 27 Şubat 2020 tarihinde 33 askerimizin şehit olmasından bu yana neredeyse gün geçmiyor ki İdlib’den bir şehit haberi gelmesin… Bütün gözler Doğu Akdeniz’e ve Libya’ya çevrilmişken İdlib’de ne olup bittiği, bu şehitlerin neden verildiği unutulup gitti… Ta ki Dışişleri Bakanlığı tarafından üç gün önce bir açıklama yapılana kadar.

Türkiye ve Rusya arasındaki Suriye görüşmeleri

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle:

"Ülkemiz ile Rusya Federasyonu arasında Libya ve Suriye konulu kurumlararası istişarelere teknik düzeyde 15-16 Eylül 2020 tarihlerinde Ankara’da devam edilecektir." 

Pek gündeme gelmedi ama Türkiye ve Rusya arasında Libya ve Suriye görüşmeler Haziran ayından bu yana devam ediyor. 15 -16 Eylül 2020 tarihinde yapılan bu görüşmeler bu görüşme zincirinin bir devamı aslında.

Ankara’da yapılan bu görüşmeler esnasında da İdlib güneyinde ve halen Suriye kontrolünde bulunan 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı gözlem noktalarında (ki toplam 12 gözlem noktasının 7’si) Türkiye aleyhine muhtemel Esad yanlıları sivillerce protesto gösterileri yapılıyor... Hatta bu göstericiler 7 nolu Gözlem Noktasına saldırı girişiminde bulunuyor ancak saldırı biber gazı kullanılarak püskürtülüyor…

Yine Ankara’da yapılan bu görüşmeler esnasında da Rusya İdlib civarında bulunan İŞİD artığı teröristlerin üzerine Rus hava kuvvetlerince saldırılarda bulunuyor..

Türk gözlem noktalarının konumu

Bu yılın başlarında Suriye ordusunun Rusya desteği ile düzenlediği operasyonlarda İdlib’in önemli bir bölümünü ele geçirmesiyle birlikte Türkiye’nin İdlib etrafına kurduğu 12 gözlem noktasının 7’si Suriye ordusunun kontrolündeki bölgenin tam ortasında kalıyor. Bu 7 Türk gözlem noktasına ikmal halen Rusya’nın desteği ile Suriye ordusunun kontrolündeki bölgeden geçerek yapılıyor. Ve halen buralarda Türkiye’nin hava sahası kontrolü yok. Bu bölgelerdeki hava sahası kontrolü de halen Rusya’nın elinde…

Bu noktada Türk gözlem noktalarının konumunu bir defa daha hatırlatmakta fayda görüyorum.

Suriye iç savaşı neticesinde Suriye ordusunun kontrolü ele almasıyla birlikte Suriye’de bulunan ne kadar İŞİD artığı terörist varsa İdlib’e sığınıyorlar.  Suriye ordusu ile İdlib’te ki bu cihatçı örgütler arasındaki gerginliği azaltmak maksadıyla 2017'de Astana'da Türkiye, İran ve Rusya ile bir anlaşmaya varıyorlar. Astana anlaşması kapsamında Türkiye ile Rusya arasında ise 17 Eylül 2017 tarihinde Soçi şehrinde bir mutabakat muhtırası imzalanıyor.

İmzalanan bu Soçi Mutabakat Muhtırasına kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 12 Ekim 2017'de ‘’İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’’ndeki ateşkes rejiminin takibi için gözlem noktaları oluşturmaya başlanıyor. Bu gözlem noktaları, İdlib'de silahlı cihatçı örgütlerin kontrolündeki sınır şeridinin silahlardan arındırılmasının denetlemesi planlanıyor. Yani Türkiye İdlib'de silahlı cihatçı örgütlerin silahtan arındırılması görevini üslenmiş oluyor.

Türkiye Suriye Ordusu ile İdlib’deki cihatçı örgütler arasındaki ateşkesin uygulanması için kuzeyden güneye doğru saptanan gerginliği azaltma şeridi boyunca 12 gözlem noktası kurmakla mükellef oluyor. Bu gözlem noktaları Türkiye sınırlarından 88 kilometre güneyinden geçiyor ve bu gözlem noktaları, cihatçılar ile Suriye birliklerini birbirinden ayırıyor. Gözlem noktalarının oluşturduğu bölge 15-20 kilometre derinliğinde ve 250 kilometre uzunluğundaki bir bölgeyi kapsıyor.

Ancak 17 Eylül 2017 tarihinde imzalanan Soçi mutabakatının üzerinden iki yıldan fazla zaman geçmesine rağmen Ocak 2020 tarihine kadar Türkiye’nin söz verdiği gibi İdlib’deki ılımlı muhalifler ile silahlı cihatçı gruplar ayrıştırılmadığı gibi İdlib’deki silahlı cihatçı gruplar da silahsızlandırılamıyor ve bunlardan da HTŞ gittikçe İdlib’e hâkim olmaya başlıyor… 

Şubat 2020 tarihinde ise Suriye ordusu ileri harekâtını devam ettirerek nerdeyse İdlib'i çember içine alıyor... Türkiye'nin gözlem noktaları da neredeyse bütünüyle Suriye birlikleri arasında kalıyor...

Ve 03 Şubat 2020 İdlib’te, Suriye (Rusya demek daha uygun olur) topçu ateşiyle sekiz askerimiz şehit oluyor. Ardından 10 Şubat 2020 tarihinde yine İdlib’te, Suriye (Rusya demek daha uygun olur) hava saldırısıyla hava sahası Türkiye’ye kapalı İdlib’te beş askerimiz daha şehit oluyor. Ve bunun da ardından 27 Şubat 2020 tarihinde yine İdlib’te, Suriye (Rusya demek daha uygun olur) hava saldırısıyla hava sahası Türkiye’ye kapalı İdlib’te 33 askerimiz daha şehit oluyor.

İdlib’de gözlem noktaları konusunda yapılan hatalar

Hiç de üstümüze vazife değilken Soçi Mutabakatı ile Türkiye İdlib'deki cihatçı, selefi grupların garantörlüğünü ve korumasını üstleniyor. Bu maksatla da Suriye’de İdlib’de Türkiye’nin kurduğu bu on iki adet olan ‘’Gözlem Noktaları’’ ülkemizi terörist sızmalarından korumak için teröristlerle sınırımız arasında değil de İdlib’in güney ve doğusunda, İdlib’deki teröristlerle Suriye Ordusu arasında kuruluyor…

Yani ülkemizin güneyinde Suriye sınırında sınırımıza dünyanın en azılı, en gaddar, en vahşi teröristleri yığılıyor… Ve biz, ülkemizi bu teröristlerden korumak için askerlerimizi teröristlerle sınırımız arasına konuşlandırmak, mevzilendirmek yerine, askerlerimizi, teröristlerle komşu ülkenin askerleri arasında yerleştiriyoruz, konuşlandırıyoruz? 

Ayrıca Soçi Mutabakatındaki ‘’Gözlem Noktaları’’ tanımı dışında aşırı büyüklükte birlikler sahaya yığılıyor ve bu nedenle de bu büyük hacimli birlikler ‘’Gözlem Noktaları’’ dışında konuşlandırılıyor…

Daha vahimi bu bölgenin hava sahasının kontrolü da Rusların elinde… Bu bölgede Türkiye Ruslardan izinsiz İHA bile uçuramıyor… Yani bu gözlem noktalarındaki askerî birlikler oralara hava desteği ve hava koruması olmadan gönderiliyor. Halen de gözlem noktalarındaki askerî birlikler hava desteği ve hava koruması bulunmaksızın orada bulunuyorlar…

Rusya’nın kaba politikası bölgede okunamıyor.  3-10 Şubat 2020 tarihlerde birliklerimize yapılan hava saldırıları ve sonucunda verilen 13 şehit bize verilen ‘’bu bölgeden çekilin’’ mesajı ne yazık ki okunamıyor…

Bu hataların bedelini de görüldüğü gibi Suriye rejimine karşı bu silahlı cihatçı gruplara kalkan yapılan Mehmetçik canı ile ödüyor… Sadece Şubat 2020 ayında Türkiye Kıbrıs Barış Harekâtından sonra bir başka ülke topraklarında ilk defa bir ay içerisinde elliye yakın şehit veriyor…  

Türk gözlem noktalarını Batı nasıl yorumluyor

İdlib güneyinde tesis edilen bu gözlem noktaları Batı basınınca Türkiye’nin İŞİD artığı teröristleri koruması şeklinde yorumlanıyor. Son olarak Almanya’da yayınlanan girişte bahsettiğim İdlib’deki İŞİD artıklarına yapılan Rus hava saldırılarını da Alman basını ‘’Russische Wolken über dem türkisch-unterstützten Dschihadi-Paradies in Idlib’’ (İdlib'de Türk destekli cihat cenneti üzerinde Rus bulutları) (Linke Zeitung, 18.09.2020) şeklinde veriyor…

Sonuç

İdlib’den Şubat 2020 ayından bu yana gelen artık vukuatı adiye haline gelen günlük şehit haberleri bizi yanıltmasın. Türkiye dikkatini Doğu Akdeniz’e ve yine aldatıldığı ve kandırıldığı Libya’ya dikmişken İdlib’den Şubat 2020 ayında olduğu gibi yine felaket haberleri gelmesi her an mümkün görünüyor…

Türkiye'nin; İdlib'teki zaten 7 tanesi Suriye ordusunun kontrol ettiği bölgede kalan, artık Rusya’nın ve Suriye’nin insafına terk ettiği ve Batı tarafından da Türkiye’nin İŞİD artıklarını koruması şeklinde yorumlanan gözlem noktalarını geri çekmesinin dışındaki her bir hareket tarzı Türkiye'yi adım adım felakete götürecek gibi gözüküyor...

Ne yazık ki doğru sözler nazik olmuyor... Zarif sözler de doğru olmuyor...  Doğru sözler eğri görünüyor. Dost da acı söylüyor!... Ama ben doğru bildiklerimi söylemek zorundayım…

Suriye'de Esad'siz bir çözüm mümkünsüz gözüküyor...

Osman AYDOĞAN

Türkiye'nin Suriye'de tesis ettiği gözlem noktaları:


Yorumlar - Yorum Yaz