• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam854
Toplam Ziyaret891973

Matteotti Cinayeti

Matteotti Cinayeti

11 Nisan 2020

Önce bir film: ’Matteotti Cinayeti’’ (IL delitto Matteotti) 

İtalyan yönetmen Florestano Vancini'nin yönettiği 1973 tarihli tarihi drama bir İtalyan filmi var: ‘’Matteotti Cinayeti’’ (IL delitto Matteotti) Film, İtalyan parlamentosundaki sosyalist milletvekili Giacomo Matteotti'nin öldürülmesini ve bu cinayetin sonucu olarak İtalya'da Benito Mussolini'nin diktatörlüğünün kurulmasına yol açan olayları anlatıyor.

Filmde Matteotti'yi Franco Nero, Mussolini'yi de Mario Adorf canlandırıyor… Film 8. Moskova Uluslararası Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü ile ödüllendirilmişti… Bu film ne yazık ki Türkiye’de gösterime girmedi... Filmin tamamını içeren bağlantısını yazımın sonunda veriyorum. Bu karantina günlerinde bu filmi izleyin diyeceğim ama filmin seslendirilmesi orijinal diliyle yapılmış, yani İtalyanca…

Ben de bugün bu filmin konu aldığı cinayeti ve sonrasını anlatayım istedim... Mademki evlere hapsolduk… Bu yazımı okuduktan sonra yine de İtalyanca da olsa film izlenilebilir hale gelir diye düşünüyorum…

Matteotti cinayetine girmeden önce kısa bir bilgi:

Diktatörlüğe giden yol

Bu sayfalarda değişik yazılarla Almanya’da Hitler’in yükselişini anlattım. Bu yazılarımdan birkaç tanesi: ‘’Weimar Cumhuriyeti’’, ‘’Reichtag Yangını’’ ve‘’ ‘’Operasyon Valkyrie’’ idi… Bu konuda daha çok yazım var ama bunlar önemlileri… Nasıl ki ‘’Reichtag Yangını’’ Hitler’in diktatörlüğünü sağlamış ise Mussolini için de İtalya’da diktatörlüğünü bu cinayet sağlamıştı. Ne de olsa; ‘’sonuca giden her yol mubahtır” diyen de bir İtalyan’dı değil mi? (Machiavelli) Ki bu düsturu kullanan da çooook diktatör vardır dünyada!

Şimdi gelelim konumuza… Önce Giacomo Matteotti kimdi onu tanıtayım:

Giacomo Matteotti

Giacomo Matteotti 1920’lerin geleceği parlak bir politikacısıdır. Bologna Üniversitesi’inde hukuk okur. Sosyalist düşüncededir… Bologna Üniversitesi'nde hukuk okuduğu dönemde ‘’Sosyalist Birlik Partisi’’ (Partito Socialista Unitario) (PSU)’ne girer. Askere gitmek istemeyince Sicilya’ya bir çalışma kampına gönderilir…

Matteotti, PSU içinde üyelerin kibirli davranışlarını aşırı eleştirdiği için parti içinde fazla sevilmez. Ancak iyi bir hatiptir. Bu nedenle de oldukça fazla sayıda taraftarı vardır.

Matteotti, Ferrara bölgesinden 1919, 1921 ve 1924 yıllarında milletvekili seçilir. Partinin genel sekreterliğine kadar yükselir…1924’te “Faşist Tahakkümün İlk Yılı” isimli bir kitap yayınlayarak, başta faşist iktidarın işlediği 150 cinayet olmak üzere iktidarın, hırsızlıklarını yolsuzluklarını anlatır...

1924 yılında İtalya

İtalya’da yapılan 1924 yılı parlamento seçimleri iktidardaki Mussoli’nin baskısı, terörü ve hilekarlığı altında yapılır…  Mussolini ve partisi seçim öncesi açık açık yasaları çiğner, gazetelere el koyar, basımevleri yağmalar, sendikalar ateşe verilir, her gün sokaklarda muhalifler faili meçhule kurban gider…

6 Nisan 1924 tarihinde yapılan parlamento seçimlerinde seçime katılım % 63’dür… Mussolini’nin seçim öncesi baskı ve hilelerine rağmen Mussolini ve partisi toplam 535 sandalyeli mecliste ancak 355 sandalye kazanır... Seçim kanunu gereği paralel listelerdeki 19 milletvekili de bu sayıya dâhil edildiğinde, Mussolini 374 milletvekili ile İtalya Parlamentosu’nda ezici çoğunluğa sahip olur. Bir önceki seçimde yalnızca 37 milletvekili çıkarmayı başaran bir parti için muazzam bir başarıdır bu…

Parlamento açıldığında muhalif partiler Mussolini’yi, anayasaya aykırı davranmakla ve seçimleri baskı altında yürütmekle suçlarlar.

29 Mayıs 1924 tarihinde sosyalist milletvekili Giacomo Matteotti mecliste yaptığı coşkulu konuşmada seçim sonuçlarına itiraz ederek seçimlerde yapılan yolsuzlukları bir bir açıklar… Oyların çalındığını, sandıkların yok edildiğini söyler… Matteotti, meclisteki bu iki saat süren konuşmasında seçimlerdeki hileleri bizzat Mussolini’nin yaptığını söyleyerek meclisin yasadışı olduğunu ilan ederek seçimlerin yenilenmesini talep eder… Matteotti’nin konuşmasına Mussolini taraftarı milletvekilleri küfürlerle, hakaretlerle ve tehditlerle müdahale ederler… Meclisten çıkarken, Matteotti, arkadaşı Giovanni Cosattini’ye şunları söyler: “İşte şimdi cenazemde yapacağın konuşmayı hazırlayabilirsin.” Yazımın girişinde bahsettiğim film Matteotti’nin işte bu konuşması ile başlar…

Daha sonra yapılan oylamada 07 Haziran 1924 tarihinde Mussolini hükumeti güvenoyu alır…

Matteotti’nin öldürülmesi

Mussolini hükümetinin güvenoyu almasından üç gün sonra, 10 Haziran 1924’te Roma’nın merkezindeki evinden çıkan Matteotti evinin önünden kaçırılır. Görgü tanıklarının ifadeleriyle,  Matteotti’nin kaçırılması olayında kullanılan arabanın izini süren polis, aracın Mussolini’nin partisine ait olduğunu belirler. Araçta kan izleri vardır ama ortada bir ceset yoktur.

Matteotti’nin cesedi iki ay bulunamaz. Bu dönemde Matteotti’nin kaçırılmasından ve kaybolmasından Mussolini sorumlu tutulduğundan muhalefet tarafından faşist iktidarın safça her an düşmesi beklenir… Bunalımlı ve gerilimli bir bekleyiş olur… Sonunda Matteotti’nin cesedi 18 Ağustos’ta Roma’nın 23 km. uzağındaki Ouartarella Ormanı’nda bulunur. Bu bunalımlı döneme bu nedenle de ‘’Ouartarella’’ adı verilir…  Matteotti’nin cesedi Roma dışında, Riano Flamino yakınlarında defnedilir…

Matteotti’nin öldürülmesi, başlangıçta bütün İtalya’da büyük bir nefret dalgasının yayılmasına yol açar. İtalyan parlamentosunda cinayetten, hükümet ve Mussolini sorumlu tutulur. Mussolini ise, cinayeti düşmanlarının hazırladığını ve kendisinin olayla bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürer…

Kamuoyunun tepkisi dindikten sonra Mussolini karşı atağa geçerek 3 Ocak 1925'te mecliste bir konuşma yapar. Bu konuşmasında Mussolini, Faşist Parti'nin lideri sıfatıyla cinayetin bütün sorumluluğunu üstlendiğini açıklayarak muhalefeti cinayet suçlamasıyla hakkında dava açmaya çağırır. Ama muhalefet bunu yapacak güçte olmadığından söz konusu dava hiçbir zaman açılmaz…

Matteotti’nin yakalanan katillerinin duruşması 1926 yılında sonuçlanır: Karara göre, öldürme olayında bir kasıt yoktur! Matteotti, karşılıklı dövüş sırasında öldürülmüştür! Sonunda Mussolini temize çıkartılır.  Katilleri, Faşist Partisi sekreteri Farinacci savunmuş ve katiller beş yıl hapis cezası ile kurtulmuşlardır. Ardından katiller iki ay hapis yattıktan sonra İtalya Kralı Victor Emmanuel tarafından affedilip cezaevinden çıkarılırlar… Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte bu dava 1947'de tekrar görülür ve henüz hayatta olan üç katil 30'ar yıla mahkûm edilir…

Antifaşist cephenin basiretsiz politikaları

Matteotti cinayetinde zayıflayan Mussolini parlamentodaki iki liberali ve milliyetçilerin önderi Federzioni’yi kabinesine alarak durumunu güçlendirir.  Ve parlamentodan tekrar güvenoyu alarak iktidarda kalır.  

İtalyan sosyalistleri her fırsatta romantik bir şekilde anayasaya ve yasalara bağlı kaldıklarını tekrarlayarak hükümetin istifasını, milislerin kaldırılmasını ve yeni seçimlere gidilmesini isterler… Ancak bölünmüş muhalefetin tepkisi örgütlü ve sürekli değildir. Sosyalistler, Mussolini yanlısı krala hala güven duyarlar, kralı Mussolini’den uzak tutmaya çalışırlar… Kralı ve kamuoyunu aydınlatmak için gazetelerde yazı üstüne yazı yazarlar… Amaçları, kralı Mussolini’yi görevden almaya ikna emektir…

Bu sırada komünistlerin dışında kalan muhaliflerin yaptığı tek eylem de meclisi boykot ederek oturumlara katılmamak olur… Ayrıca Milano gibi şehirlerde faşizm karşıtı parlak gösteriler yapılır. Ancak bu gösteriler faşistlerin müdahalesi neticesinde çok sayıda insanın yaralanması ve dövülmesi ile sonuçlanır…

Sonuçta muhalefet, protesto eylemlerinden öteye gidemez… Muhalefet güçlü bir antifaşist bir cephe oluşturamaz... Ayrıca muhalefetin parlamentodan çekilmesiyle, Mussolini parlamentoda her istediğini yapabilecek duruma gelir… Bu şekilde faşizm kendini toplama ve yeniden saldırıya geçme imkânı kazanır. …

Diktatörlüğe giden yol

Artık Mussolini için diktatörlüğe gitmenin tam zamanıdır…

3 Ocak 1925’te Mussolini mecliste verdiği ünlü söylevinde gerçek niyetini açığa vurur… Polis, Mussolini’ye karşı bir dizi uydurma suikastlar (!) düzenler…  Mussolini de bu suikast girişimlerine dayanarak “olağanüstü durum” yasası çıkarır… Mussolini bu yasaya dayanarak da ‘’kanun gücünde kararname’’ler çıkarma imkânı elde eder. Sonunda da bu kararnamelerle muhaliflerini ezer, demokratik partileri, sendikal örgütleri kapatır, bütün özgürlükleri ortadan kaldırır…

22 Haziran 1925’te Mussolini, Augusteo’da toplanan faşist kongre önünde “faşizmin yırtıcı totaliter iradesinin erişmek istediği devleti” şöyle tanımlar: “Ulusu faşistleştirmek istiyoruz, tüm iktidarı faşistlere vermek istiyoruz.”

1925-1926 yıllarında çıkarılan faşist yasalarla İtalya’da artık yalnızca faşizmin sözü geçer… Yeni yasalar ile örgütlenme özgürlüğü, siyasi partiler ve basın özgürlüğü ortadan kaldırılır… İtalyan ‘’Ulusal Faşist Partisi’’ tek yasal parti yapılır… Mussolini’nin gizli polis teşkilatı OVRA kurulur… Faşist olmayan ya da anti-faşist olan tüm gazetelerin idarecileri işten çıkarılır… Siyasi suçları yargılamak için özel bir mahkeme kurulur…  

1926 yılında aralarında İtalyan düşünür, siyasetçi ve sosyalist kuramcı, İtalyan Komünist Partisi kurucu üyesi Antonio Gramsci’nin de bulunduğu 2000 komünist tutuklanır…

1927 yılında yandaş gazeteler birleşerek ‘’Faşist Gazeteciler Birliği’’ kurulur... 1928’de ‘’Ulusal İtalyan Gazeteciler listesi’’ oluşturulur…

1928 yılında 37 komünist önder ömür boyu hapis cezasına çarptırılır… Matteotti Krizi sırasında muhalefet eden bazı burjuva politikacılar da kovuşturmaya uğrar, tutuklanır, öldürülür veya başka bir ülkeye sığınmak zorunda kalırlar…

1928 yılına gelindiğinde İtalya’da artık parlamenter görünümlü faşizm sona erer!. Bu tarihten sonra artık Mussolini’nin açık terör diktatörlüğü resmen kurulmuş olur…

Sonuç

Haziran 1924 tarihinde Matteotti’nin öldürülmesi sonrasında gelişen olaylar, muhalefetin basiretsizliği, dağınıklığı ve romantikliğinin de katkısıyla İtalya’da Mussolini’nin mutlak bir terör diktatörlüğüne yol açar…

Sahi Fransızcada ‘’déjà vu’’ diye bilinen bir deyim vardı değil mi? Neyse biz şimdi aklımıza takmayalım ’'déjà vu’’yu da yazıma Matteotti’nin bir sözü ile son vereyim. Bu söz üzerine kafa yoralım:

"Özgürlük içinde yanlışlık yapılabilir, ancak tutsaklık bir ulusu ölüme sürükler."

Osman AYDOĞAN

‘’Matteotti Cinayeti’’ (IL delitto Matteotti) Filmi (Tamamı):
https://www.youtube.com/watch?v=UY_POy2laiU


Yorumlar - Yorum Yaz