• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
Videolar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam580
Toplam Ziyaret1352806

Kiraz Zamanı


Kiraz Zamanı

28 Mayıs 2021


Eğer bahçelerde iseniz kirazların dalları bastığını, yok şehir denilen beton yığınlarının arasında kibrit kutusu gibi evlerde yaşıyorsanız ve Koronadan fırsat bulup da dışarı çıkmışsanız kirazların marketlerde rafları, pazarlarda tezgâhları bastığını (hem de kilosu 50 TL’den!) görürsünüz…

Çünkü mevsim kiraz zamanıdır...

Kiraz zamanı; mayıs sonları, haziran başıdır ve mevsimlerin en güzel olduğu vakitlerdir. Kiraz zamanı güzeldir ama kısadır, aynı daha önce anlattığım Sakura çiçekleri gibi, aynı hayat gibi, aynı ömür gibi.

Ve ‘’Tarih’’ ne garip bir bilimdir… Dönemine hükmeden şaşalı diktatörleri, mağrur galipleri değil de nedense hep ona karşı koyanları, ona direnenleri, mağlupları kaydediyor… Hatta hatta ''yerlere dökülen kirazlar''ı bile…

''Eyvah! Yine mi tarih? Ne işi var tarihin yerlere dökülen kirazlarla'' demeyin... Olmaz olur mu?...

Kaç gündür tarihten usanmış, sıkılmış, bıkmıştınız, içiniz dışınız tarih olmuş, tarihten gına gelmişti artık... Yazımın başlığında da ‘’Kiraz’’ kelimesini görünce ve kirazla da devam edince içinizden de bir ‘’ohhh be’’ çekip ''tarihten kurtulduk'' diye rahat bir nefes almıştınız değil mi? Ama öyle rahat rahat nefes almayın.... Kurtuluş yok benden ve tarihten!… 

Bugün yine tarihten ama çok farklı bir tarihten, bu ''yerlere dökülen kirazlar''ın tarihinden, ancak kanlı tarihinden bahsedeceğim… Çünkü bugün, 28 Mayıs 2021, bu yerlere dökülen kirazların kanlı tarihinin de 150. yıldönümü…

''Yerlere dökülen kirazlar''ı anlatabilmem için önce bir şiirden bahsetmem gerekiyor:  ‘’Kiraz zamanı’’

Şiir: ''Kiraz Zamanı''

Şair, yazar ve gazeteci Özdemir İnce’nin ‘’Kiraz Zamanı’’ (May Yayınları, 1969) isimli güzel bir şiir kitabı var… Bu kitabın içinde de Fransızların ‘’Kiraz Zamanının şairi’’ diye adlandırdıkları şairi olan Jean- Baptiste Clement'e ait -kitaba da adını veren- güzel bir şiir var: ‘’Kiraz Zamanı’’ İşte bu şiirde Baptiste Clement ‘’yerlere dökülen kirazlar’’dan bahseder…


Bu şiirin Türkçesini ve orijinal Fransızcasını yazımın sonunda veriyorum. Şiirin hikâyesini anlatacağım ama şiirin hikâyesini anlatabilmem için önce mutat olduğu üzere kısa bir tarih (!) turu yapmam gerekiyor… Bunun için de 1870 ve 1871 yılındaki Fransa'ya Paris'e gitmemiz gerekiyor... 

Versay Anlaşması

Fransa İmparatoru III. Napolyon 19 Temmuz 1870’de Prusya’ya savaş açıyor… Ancak 2 Eylül 1870’te Napolyon’un orduları Sedan’da Almanlara yeniliyor ve Alman orduları Paris’e doğru yürürken, 4 Eylül 1870 Paris Belediye Binası’nın (Hotel de Ville) önünde Cumhuriyet ilan ediliyor.  


Paris, Prusya orduları tarafından ablukaya alınıyor... Abluka günlerinde Paris’in durumu hiç de iyi değildir. Paris’in varoşlarındaki fabrikalar başka yerlere taşındığı için binlerce işçi işsiz kalıyor. Açlık işçi mahallelerinde kol geziyor. Sadece işçiler değil, Paris’in burjuvaları bile sıkıntı içinde bulunuyor. Çünkü kuşatma yüzünden bırakın alışık oldukları lüks malları, hayatlarını idame ettirmeleri için gerekli mallara bile zor ulaşıyorlar. Yine de halk ve ordu el ele Paris’i düşmana teslim etmemek için savaşırlar. Ancak Almanlarla ateşkes imzalanmasından sonra Cumhuriyetçi Paris’e değil monarşist Versailles’e (Saray’a) dönülüyor. Bu Parislilerin öfkesini daha da arttırıyor. İhanete uğradıklarının farkında olan Parisliler, beş milyarlık bir tazminat ile Alsace ve Loraine bölgelerinin bir bölümünü Almanya’ya peşkeş çeken bir barış anlaşmasının özneleri olmak da istemiyorlar…

Paris Komünü

Bu yenilgiyi ve bu anlaşmayı hazmedemeyen halk,18 Mart 1871'de Hotel de Ville'de önünde toplanarak ''Paris Komünü'' (La Commune de Paris)nü ilan ediyor. Paris Komünü, Paris halkının Fransız hükumetine karşı kurduğu 18 Mart 1871’den 28 Mayıs 1871’e uzanan yerel bir yönetimin adıdır. Paris Komünü, içinde şekillendiği koşullar, tartışmalarla yürüyen kararları ve acılı sonu onu zamanının en önemli politik dönemlerinden biri haline getiriyor.


Paris Komününün hüküm sürdüğü iki ay kadar süren iktidarı boyunca bazı reformlar yapılıyor. Bunlardan bazıları: Sıkıyönetimin, askerî mahkemelerin, sansürün ve düzenli ordunun kaldırılması, kilise ile devletin ayrılması, din işlerine ayrılan bütçenin, dini vakıfların ve okullardan din derslerinin kaldırılması, kilise mallarının milli emlake devredilmesi, fabrikaların isçilere devredilmesi vb.

Kanlı gün: 28 Mayıs 1871

22 Mart 1871'de Versailles hükümeti (Saray) yandaşlarının komünü ele geçirme teşebbüsü başarısız oluyor. 12 Mayıs 1871'de Versailles güçleri Paris’e giriyor. Versailles güçleri komüne karşı şehri ele geçirmek için halk birlikleriyle uzun süre kanlı biçimde savaşıyor. 28 Mayıs 1871 günü, Versailles güçleri tarafından şehir sokak sokak çarpışılarak ele geçiriliyor. Halk, Versailles güçlerine karşı mermi tükenince taşları tüfeklere doldurup savaşıyor, rehineler karşılıklı olarak öldürülüyor, son direnişler Pére Lachaise mezarlığında yapılıyor ve esirler bu mezarlıkta Versailles güçlerince kursuna diziliyor. Savaşta 20 000 kadar komün devrimcisi ve 700'den fazla Versailles'li öldürülüyor…

(Bu konuda ''Paris Komünü'' -La Commune, Paris1871- isimli 2000 yılı yapımı Peter Watkins'in yönetmenliğini yaptığı altı saatlik -345 dakika- güzel bir belgesel var... Bulursanız kaçırmayın derim.)

İşte girişte bahsettiğim ‘’Kiraz Zamanı’’ şiirinin yazarı Jean- Baptiste Clement anlattığım Paris Komünü partizanlarındandır. En ünlü şiiri olan ve elden ele dolaşan bu şiirini 28 Mayıs 1871’de Fontaine-au-Roi sokağının hastabakıcı görevlisi olan “yiğit yurttaş” Louise’e adıyor. Ve bu şiir 1871’de Antoine Renaud tarafından besteleniyor ve Paris komününün simgesi haline gelip devrimci şarkıların en unutulmazlarından biri haline geliyor... 

Tarihi bilgi bu kadar...  Şimdi gelelim şiirin hikâyesine…

''Kiraz Zamanı'' şiirinin hikâyesi

28 Mayıs 1871, Pazar günü Paris bütünüyle Versailles güçlerinin eline geçiyor... Sadece Fontaine-au-Roi sokağında küçük bir grup çarpışıyor. Bunlar bir barikatın arkasına sığınmış yirmi kadar savaşçılardır... Aralarında Jean Baptiste Clement de bulunuyor. Öğleye doğru sokağa, elinde bir ekmek sepeti taşıyan yirmi yaşlarında bir genç kız geliyor. Kim olduğunu soran savaşçılara Saint-Maur sokağının hastabakıcısı olduğunu, belki yardımı dokunur diye buraya geldiğini söylüyor… Savaşçıların bütün ısrarlarına karşın oradan uzaklaşmıyor… Adının Louise olduğunu söyleyen bu kızı sonraları bir daha hiç kimse göremiyor… (''Dünya Halk ve Demokrasi Şiirleri'', C.1, Çev. A. Kadir - A. Timuçin, Evrensel Basım Yayın, 2000)


“Kiraz Zamanı” şiirinin sonradan, 1871’in kiraz zamanında yaşanan Paris Komünü’nün kanlı haftasının da simgesi olmasının iki nedene dayandığı söyleniyor. Birincisi şiirde yerlere düşen kırmızı kiraz tanelerinin komüncülerin kan damlalarını çağrıştırması, ikincisi de, bizzat kendisi de “Komünar” olan J.B. Clement’in barikatlarda can veren sevdiği bu hemşireye bu şiiri yazıldıktan beş yıl sonra ithaf etmesi. (1866)

Jean Baptiste Clement “Kiraz Zamanı” şiiriyle, öylesine meşhur oluyor ki, mezar taşına bile “Jean Baptiste Clement Kiraz Zamanı Şairi” yazılıyor... (Fotoğrafını yazımın sonuna ekliyorum.)

Bu şiiri Türkiye’de meşhur eden de yazımın girişinde bahsettiğim Özdemir İnce’nin içinde bu şiirin de bulunduğu ‘’Kiraz Zamanı’’ (May Yayınları, 1969) isimli şiir kitabı oluyor…

Jean- Baptiste Clement şiirinde başlangıçta tatlı tatlı, güzel güzel başlayıp sonunda da hüzünlü bir şekilde; ‘’Taşırım kiraz zamanından yüreğimde bir yara ve kader sunarken bana kendini, bilmez acımı dindirmesini. Kiraz zamanını hep seveceğim ben ve içimde sakladığım anıyı’’ diye hüzünlü bir şeklide şiirini bitiriyor... 

Bu şiir ve hikâyesi ''Le Temps des Cerises'' (Kiraz Zamanı) ismiyle 1914'ten 2005 yılına kadar beş kez filme alınıyor, üzerine bu adla iki ayrı tiyatro oyunu, iki ayrı roman yazılıyor... Şarkılara konu ediliyor... 

Yazımın hemen sonunda Fransızca öğrenen herkesin dinlemiş olması kuvvetle muhtemel olan bu şiirden yapılmış şarkının bağlantısını vereceğim. Eğer vaktiniz varsa aşağıdaki bağlantıdan “Kiraz Zamanı” (Le Temps des Cerises) isimli şarkıyı Fransız şansonlarının en güzellerinden Fransız aktör ve müzisyen Yves Montand’dan dinleyin! Hatta canınız kiraz çekmişse de şarkıyı dinlerken bağlantıyı tam ekran olarak izleyin.

Kiraz zamanı; mayıs sonları, haziran başıdır ve mevsimlerin en güzel olduğu vakitlerdir. Kiraz zamanı güzeldir ama kısadır, aynı daha önce anlattığım Sakura gibi, aynı hayat gibi, aynı ömür gibi.

Ve ‘’Tarih’’ ne garip bir bilimdir…. Dönemine hükmeden şaşalı diktatörleri, mağrur galipleri değil de nedense hep ona karşı koyanları, ona direnenleri, mağlupları kaydediyor… Hatta hatta anlattığım gibi yerlere dökülen kirazları bile… Zaten boşu boşuna da söylemiyor İngiliz sanat eleştirmeni, senaryo ve belgesel yazarı ve romancı John Berger; ‘‘Galiplerin ömrü kısa olur, mağlupların ise hayal edilemeyecek kadar uzun’’ diye…

Arz ederim…

Osman AYDOĞAN

Yves Montand, ‘’Le Temps des Cerises’’ (Kiraz Zamanı)
https://www.youtube.com/watch?v=ncs4WlWfIZo

 

Kiraz Zamanı

Gelince bize kiraz zamanı,

sevinçli bülbülle alaycı karatavuk
bayram ederler.
Güzellerin başında kavak yelleri,
sevdalıların yüreğinde güneş dolaşır. 
Gelince bize kiraz zamanı, 
alaycı karatavuk ne güzel şakır.

Ama kiraz zamanı ne kadar da kısa. 

Gider çiftler düş kura kura
kirazları toplamaya,
bir örnek giysiler içinde aşk kirazları
düşer yapraklar altından damla damla, kan gibi.
Ama kiraz zamanı ne kadar da kısa,
toplanır düş kura kura mercan taneleri.

Gelince size kiraz zamanı,

korkunuz varsa aşkın acısından,
sakının güzellerden.
Ben ki ağır acılardan hiç korkmam, 
istemem bir gün bile yaşamak acısız.
Gelince size kiraz zamanı,
aşkın acılarını da tadacaksınız.
Hep seveceğim ben kiraz zamanını

Taşırım kiraz zamanından

yüreğimde bir yara.
Ve kader sunarken bana kendini
bilmez acımı dindirmesini.
Kiraz zamanını hep seveceğim ben,
ve içimde sakladığım anıyı.

Le Temps des Cerises

Quand nous chanterons le temps des cerises,

Et gai rossignol, et merle moqueur
Seront tous en fête !
Les belles auront la folie en tête
Et les amoureux du soleil au cœur !
Quand nous chanterons le temps des cerises
Sifflera bien mieux le merle moqueur !

Mais il est bien court, le temps des cerises

Où l'on s'en va deux cueillir en rêvant
Des pendants d'oreilles...
Cerises d'amour aux robes pareilles,
Tombant sous la feuille en gouttes de sang...
Mais il est bien court, le temps des cerises,
Pendants de corail qu'on cueille en rêvant !

Quand vous en serez au temps des cerises,

Si vous avez peur des chagrins d'amour,
Evitez les belles !
Moi qui ne crains pas les peines cruelles
Je ne vivrai pas sans souffrir un jour...
Quand vous en serez au temps des cerises
Vous aurez aussi des chagrins d'amour !

J'aimerai toujours le temps des cerises,

C'est de ce temps-là que je garde au cœur

Une plaie ouverte !

Et dame Fortune, en m'étant offerte

Ne saurait jamais calmer ma douleur...

J’aimerai toujours le temps des cerises

Et le souvenir que je garde au cœur !

Jean-Baptiste Clément (1866)

 


Yorumlar - Yorum Yaz