• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
Videolar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam166
Toplam Ziyaret2998399

Deprem, EMASYA ve DAFYAR


Deprem, EMASYA ve DAFYAR

16 Şubat 2023

Deprem nedeniyle gündemde en çok tartışılan konu; EMASYA protokolü. Açık adı "Emniyet-Asayiş-Yardımlaşma" ifadelerinin kısaltılmışı olan EMASYA protokolü, askerin; emniyet güçlerinin yeterli olmadığı durumlarda toplumsal olaylara müdahalesine dönük bir düzenlemeydi.

EMASYA protokolü

EMASYA protokolü, 7 Temmuz 1997 tarihinde İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay arasında imzalanıyor. 27 maddeden oluşan protokol kapsamında EMASYA Bölge ve Tali Bölge Komutanlıkları kuruluyor. AKP, EMASYA protokolünü 4 Şubat 2010’da uygulamadan kaldırıyor.

EMASYA protokolü hakkında verebileceğim kısa bilgi bu kadar… Bu protokolde deprem veya doğal bir afette TSK’nin görevlendirilmesi yer almıyor! Almaz da zaten... Protokolün adı bile EMASYA, yani ‘’Emniyet, Asayiş ve Yardımlaşma’’ protokolü… Girişte de bahsettiğim gibi askerin, emniyet güçlerinin yeterli olmadığı durumlarda toplumsal olaylara müdahalesine dönük bir düzenlemeydi.

Ama bu deprem felaketinde bilen, bilmeyen herkes EMASYA protokolünü konuşuyor… Bu tartışanlara göre eğer EMASYA protokolü kaldırılmasaymış TSK, deprem bölgesine kendiliğinden derhal müdahale edermiş!… Halbuki EMASYA protokolü ile depremle ve depremde TSK’nin kullanılması ile hiçbir ilgisi yok…

Hakikat

Kazım Karabekir’in kızı Hayat Karabekir Feyzioğlu, Genelkurmay Karargâhında yapılan bir anma töreninde de şöyle konuşuyor: “Babamın bir sözü vardır, sık sık tekrarlamak ihtiyacı duyarım; ‘’Vatandaş! Yanlış bilgi felaket kaynağıdır. Her işin evvela hakikatini ara ve öğren! Sonra münakaşasını istediğin gibi yap! Birincisi vicdanına, ikincisi seciye ve irfanına dayanır.”

Ben de öyle yapıyorum: Evvela işin hakikatini arıyorum…

Hakikati öğrenmemiz için meri bir kanuna göz atmamız gerekiyor:

7269 sayılı kanun

‘’Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’’, Kanun Numarası: 7269,  Kabul Tarihi : 15/5/1959,  Yayımlandığı Resmî Gazete: 25/5/1959 Sayı: 10213



Bu kanun doğrultusunda son olarak CB tarafından, 23 Şubat 2022 tarihinde ‘’Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği’’ yürürlüğe konuluyor ve bu kanun kapsamında valilikler tarafından kurulacak olan ‘’Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’’ ile ilgili bazı düzenlemeler yapılıyor.  



Bu kanunun 1. Maddesine göre: (Kanun maddesi uzun, ilgili kısmını alıyorum.)

Madde 1 – (Değişik: 2/7/1968-1051/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 27/12/1993-3956/1 md.) Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; … afetin meydana gelmesi halinde bu kanun gereğince alınması lazım gelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin valisi yetkilidir.

Bu kanunun 7. Maddesine göre:

Mükellefiyetler: Madde 7 – Afet bölgelerinde veya civarında bulunan ordu, jandarma, kıta, birlik ve müessese kumandanları, hazarda, kendilerinden vali tarafından istenilecek yardımları üstlerinden emir beklemeksizin yapmaya mecburdurlar.

Kanunda daha çok madde var. Ancak kanunun konumuzla ilgili bölümleri bu kadar.

Yani bu kanuna göre afetlere karşı tedbir almaktan sorumlu makam valilerdir. TSK’nin birlikleri de valinin talep ettiği yardımı, üstlerinden emir beklemeksizin yapmaya mecburdurlar.

211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu

4/1/1961 tarihli 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu da bu kanuna atıfta bulunarak TSK’ne görev veriyor: ‘’İç Hizmet Kanunu Madde 112 – Yer sarsıntısı, yangın, su basması, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri tabii afetler zuhurunda 7269 sayılı kanun ve ekleri hükümleri dahilinde hareket olunur.’’

Yani, İç Hizmet Kanununa göre de deprem gibi afet durumunda TSK birlikleri valilerin yardım talebine üstlerinden emir beklemeksizin derhal cevap vermek zorundalar. .

TSK Doğal Afet Yardım Harekâtı (DAFYAR) Direktifi.  

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve 211 numaralı TSK İç Hizmet Kanunu TSK’ne böyle bir görev verince de TSK bir direktif hazırlıyor: ‘’TSK Doğal Afet Yardım Harekâtı (DAFYAR) Direktifi. Bu direktif yıllar içinde TSK’nin imkân ve kabiliyetine ve ihtiyaca göre güncelleniyor. Bu direktif son olarak 2000 yılında güncelleniyor.



Bu direktif doğrultusunda TSK’nin bütün birimleri DAFYAR planı hazırlıyor ve bu plan doğrultusunda birlikleri teçhiz edilip, eğitimi yapılıyor.

Örneğin deprem için, bir askeri birlik, kendi içerisinde; Arama Kurtarma Ekibi, Emniyet Ekibi, İskân Ekibi, İaşe Ekibi, Sağlık Ekibi gibi birimler oluşturup eğitimini yapıyor. Örneğin İskân Ekibi de kendi içinde Çadır Ekibi, Tuvalet Ekibi, Banyo Ekibi olarak ayrılıyor. Askeri birlik bu görevler için plan yapıyor, eğitim yapıyor, tatbikat yapıyor… Askeri birlik bu şekilde her an için bu görevine, planlamasını, eğitimini ve tatbikatını yapıp hazır halde bekliyor…

Valilerin görevi

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, afetin meydana gelmesi halinde bu kanun gereğince alınması lazım gelen acil tedbirlerin ittihazına, afetin meydana geldiği bölgenin valisine veriyor ve valilik bünyesinde ‘’Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’’ kurmasını emrediyor. Yönetmelikteki adı ''Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu'' olan  Kurulun başkanlığını kanuna göre vali yapıyor. Bu kurulda Garnizon Komutanı da yer alıyor. Bu kurul vasıtasıyla doğal afetlere müdahale planları yapılması gerekiyor. Bu planlara göre de eğitim ve tatbikatların yapılması gerekiyor.

Askerî birlikler bu planlara uygun olarak kendi planlarını yapması gerekiyor. Askerî birlikler, eğitim ve tatbikatlarını da bu plan doğrultusunda icra etmeleri gerekiyor. Askerî birlikler afet esnasında da üstlerinden emir beklemeksizin ve gecikmeksizin hareket etmesi gerekiyor…

Özetle; 7269 sayılı Kanun, yorumsuz, açık ve net bir şekilde; valilere bu afet durumları için bir plan yapmasını, bu plan doğrultusunda hazırlık yapmasını, bu plan ve hazırlık çerçevesinde bir afet durumunda kimin, nerede, ne yapmasını planlamasını, ihtiyaç halinde askerî birlikleri yardıma çağırmasını emrediyor… Roma hukukunda bir hukuki tanım bulunuyor: ‘’Eğer hüküm açık ise yorum yapılamaz’’… (In claris non fit interpretatio) Roma hukukunun bu ilkesi Mecelle’nin 13’üncü maddesinde de yer alıyor: “Tasrih mukabelesinde delalete itibar yoktur.” (Eğer bir söz veya fiilin anlamı açıksa, bu açık anlamın dışında bir anlam aranmaz.) 7269 sayılı Kanun, valilere bu görevi yorumsuz, açık ve net bir şekilde veriyor… Kameralar önünde bolca dillendirilen ''yardım koordinasyonu AFAD sağlayacak'' sözlerinin bu kanun karşısında hiçbir geçerliliği bulunmuyor. Bu kanun halen yürülükte bulunuyor ve kanun, afet halinde yardımın icrasını, koordinasyonunu ve sorumluluğunu ilin valisine veriyor... Deprem bölgesinde yaşanan kaosun en büyük nedenlerinden birisi de işte bu söylem oluyor... 

Sorunlar

Türkiye, 06 Şubat 2023 tarihinde on ilinde birden yüzyılın en büyük deprem felaketini yaşıyor. Yaşanan sorunları burada tekrara gerek yok. Hepimiz gördük ve halen de yaşıyoruz. Sorunun, konumuzla ilgili kısmana bakacak olursak, depremde, on ilde 12.000 (oniki bin) civarında bina yıkılıyor, Savunma Bakanı, ancak depremin ikinci günüde deprem bölgesinde 3.000 (üç bin) asker görevlendirdikleri açıklamasını yapıyor…

TSK

TSK, dünyanın en güçlü ordularından birisidir. Denilebilir ki TSK’nin nakliye helikopteri filosu dünyada ABD’den sonra en büyük helikopter filosuna sahiptir. Denilebilir ki TSK’nin nakliye uçakları filosu dünyada ABD’den sonra en büyük nakliye uçağı filosuna sahiptir. Denilebilir ki TSK’nin tank taşıyıcı filosu (iş makinası taşıyabilmek maksadıyla) dünyada ABD’den sonra en büyük tank taşıyıcı filosuna sahiptir. TSK, sahra çadırı, sahra tuvaleti, sahra banyosu, sahra mutfağı konusunda hem en büyük kapasiteye hem de en büyük tecrübeye sahiptir. TSK, araç, gereç, teçhizat, organizasyon, haberleşme, disiplin, yönetim gücü açısından dünyanın sayılı orduları arasındadır. Türkiye'de, TSK kadar güçlü ve organize başka bir kurum bulunmuyor... 

Sorular

Sorular çoktur. Ancak şu soru sorulmalıdır: Böylesine büyük bir kapasiteye ve güce sahip TSK, 7269 sayılı Kanunun açık açık emrine rağmen, böylesine büyük bir afette neden valiler tarafından afet anında yardıma, göreve çağrılmıyor? TSK, neden depremin ilk üç gününde ve halen tam kapasite kullanılmıyor? Bu konudaki hata, ihmal ve eksiklik nedeniyle binlerce insanın yıkıntılar altında yardıma muhtaç olarak bırakılmasından, binlerce insanın ölüme terk edilmesinden, depremden kurtulan binlerce insanın ise depremin ilk günlerinde yardımsız bırakılmasından dolayı Cumhuriyet Savcıları resen soruşturma açmayacak mıdır?


‘’Türkiye Cumhuriyeti …… bir hukuk devletidir.’’  (T.C. Anayasası, Md. 2)

Arz ederim!

Osman AYDOĞAN


Yorumlar - Yorum Yaz