• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam322
Toplam Ziyaret739193

Küfretmek istiyorum!

Küfretmek istiyorum!

06 Nisan 2019

Pek TV izlemeyen ben son günlerde hangi kanal olursa olsun haber programlarını, açık oturumları izleye izleye aklıma sadece bu ortamda yazdığım muzır fıkralar gelmiyor, terbiyem, âdâbım, ahlâkım da bozuluyor!

TV’de haberleri, açık oturumları izlerken bu sefer de İranlı Müslüman sosyolog, düşünür ve yazar Ali Şeriati’nin bir sözü geliyor aklıma: ‘’Sîretsiz sûretlerin vaaz kürsülerini işgal ettiği bir suratsız adamlar zamanındayız. Sîretsizler, sûret-i haktan görünerek suratsızlıklarını gizliyor. Ne utanmaz yüzler gizliyor o meş’um perde.’’

Aklıma bu söz geldi ama genç arkadaşlarıma bu söz için bir açıklama yapmam gerekiyor: ‘’Sûret’’ biçim, görünüş, kılık anlamına gelen Arapça bir sözcüktür. ‘’Sîret’’ ise iç güzellik, gönül ve kalp güzelliği, derinlik anlamına gelir.

Bu açıklamadan sonra da Ali Şeriati’nin bu sözüne de bir düzeltme yapmam gerekiyor. Ali Şeriati'nin sözünde geçen "sûret-i haktan görünerek" ifadesinin ''suretâ haktan görünerek" olması gerekiyor.  Çünkü "sûret-i haktan görünerek'' dediğimiz zaman, "Hak suretinde" yani "Hak görünümünde" anlamı çıkıyor. Oysa "suretâ haktan görünerek" dendiğinde, doğrudan "görünüşte haktan yana imiş gibi yaparak" anlamına geliyor deyim. Çünkü ‘’suretâ’’ sözcüğü de zahiren, görünüşte anlamına gelir.

Görüldüğü gibi sözün anlamı "görünüşte haktan yana imiş gibi davranarak başka bir amaç gütmek" olduğu için, doğrusu Ali Şeriati’nin söylediği gibi "sûret-i haktan görünmek" değil, "suretâ haktan görünmek"tir. Sanıyorum, ''suretâ haktan görünmek'' deyimi zamanla ''sûret-i haktan'' görünmek olarak bir "galat-ı meşhur" yani ''yaygın kullanılan ve bu nedenle de kabul gören bir yanlış'' olmuş.

Ancak ben, o meş’um perdede vaaz kürsülerini işgal etmiş suretâ haktan görünen sîretsiz sûretleri, o suratsız adamları gördükçe de dediğim gibi terbiyem, âdâbım, ahlâkım bozuluyor ve işte o zaman da Nazım Hikmet’in pek bilinmeyen bir şiiri aklıma geliyor: ‘’Küfretmek İstiyorum’’ (‘’İlk Şiirler’’, Yapı Kredi Yayınları, 2007, s.165)

Küfretmek istiyorum

Beyaz getrleri, beyaz eldivenleriyle o 
karşımızda
beyaz tırnaklı bir katır gibi dolaşırken
sen
sopa çekmek istiyorsun.
Ben
küfretmek istiyorum.
Kızını, kısrağını, karısını sıradan geçirerek 
rugan iskarpinlerinin 
deliklerine dek…
Küfretmek istiyorum
ona bir an sövmesem
çişi gelmiş çocuk gibi sıkışıyorum.
Neyleyeyim be?
İçimden geliyor bu:
Küfretmek istiyorum...

Moskova, 16 Teşrin-i Evvel, 1922

Neyleyeyim be? İçimden geliyor bu: Küfretmek istiyorum...

Osman AYDOĞAN

 


Yorumlar - Yorum Yaz