• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam442
Toplam Ziyaret738571

Roma İmparatorluğunun ardından: Kutsal Roma İmparatorluğu ve Kutsal Roma Germen İmparatorluğu…

Roma İmparatorluğunun ardından: Kutsal Roma İmparatorluğu ve Kutsal Roma Germen İmparatorluğu…

04 Haziran 2020

Daha önceleri bu sayfalarımda Roma İmparatorluğunu anlatmıştım… Ancak doğrudan değil; kesit kesit, parça parça, dönem dönem anlatmıştım… Bu sayfada Roma İmparatorluğunun tarihi kişilikleri olan; Jul Sezar, Brutus, Marcus Aurelius, Caligula, General Lukullus, General Maximus, Juvenal ve Lukretius’u anlatırken hep arka planda Roma İmparatorluğu vardı… Justinianus’u anlatırken de arka planda Doğu Roma İmparatorluğu vardı... (Sitemin sağ üstünde bir arama motoru var. Merak ettiğiniz isimleri buraya yazıp, yazımı bulup tekrar okuyabilirsiniz…)

Benim anlatmama gerek yoktu aslında, lise, üniversite yıllarında bizlere bir şekilde Doğu Roma İmparatorluğu ve Bizans diye bildiğimiz Batı Roma İmparatorluğu hakkında az çok bir şeyler anlatılmıştı… Ancak ‘’Kutsal Roma İmparatorluğu’’ ve onun ardılı ‘’Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’’ söz konusu olunca bu konuda yeterli bilgiye sahip olduğumuz söylenemez... Tarihte geçen bu iki imparatorluk genellikle de birbirine karıştırılır. Çünkü tarih eğitimi veren fakülteler hariç bu imparatorluklar bizlere hiç mi hiç anlatılmamıştır.

Aramızda da askerî eğitim almış okuyucularım da var... Mekteb-i Harbiye neyse de Erkân-ı Harbiye’de bile bu konular okutulmaz, bu konulardan bahsedilmez… Hadi onlar asker doğrudan pek ilgilendirmez diyelim ama siyasi bilgiler eğitim veren mekteplerde de, uluslararası ilişkiler eğitimi veren mekteplerde de bu konu okutulmaz... Bize AB’nin temeli olarak 2. Dünya Savaşından sonra Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın deklarasyonunun bir sonucu olarak, 1951 yılında kurulan, Belçika, Federal Almanya, Lüksemburg, Fransa, İtalya ve Hollanda'dan oluşan altı üye ile ‘’Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’’ olduğu anlatılır… Ancak bu yüzeysel ve şekli bilgi hiç m hiç gerçeği yansıtmaz…

Neyse uzattım… Fazladan da şikâyette bulundum… Şimdi gelelim sadette… Ve AB’nin temeli nerede atılmış ve AB bugünkü seviyesine nasıl gelmiş bir görelim…

Kutsal Roma İmparatorluğu

İS 5. yüzyılda zayıflayarak yıkılan Batı Roma İmparatorluğu çok sayıda küçük krallıklara bölünür. Bu krallıklardan bazıları zamanla topraklarını genişleterek güçlenirler. Bu krallardan biri de yeni bir imparatorluk kurarak, Batı Roma İmparatorluğu geleneğine sahip çıkmak isteyen Frank Kralı Şarlman'dır. (742 - 814) Şarlman ismi her dilde farklı isimlendirilir. Şarlman ismi; Fransızca'da ''Charlemagne'', Almanca’da ‘’Karl I. der Große’’ ve  Latince’de ‘’Carolus Magnus’’ (Karolus Magnus) olarak adlandırılır. Şarlman, okuma ve yazması olmayan bir kraldır.

Şarlman'ın babası Kısa Pepin Frank Krallığı'nın hükümdarıdır. Kısa Pepin öldüğünde krallığın topraklarını iki oğlu arasında paylaştırır. Şarlman, kardeşi Carloman'ın ölümü üzerine tek başına Frankların kralı olur.  Şarlman, miras aldığı Frank Krallığını Pirinne Dağları’nın kuzeyi boyunda neredeyse Batı Avrupa’nın tümüne yayar. Hâkimiyetinin ilk yıllarında, krallığın sınırlarını Almanya, İspanya ve İtalya’ya doğru genişletir. Şarlman'ın en büyük hedefi Sezar’ın imparatorluk yönetimini yeniden kurmaktır.

Papa tarafından 800 tarihinde Roma'da Aziz Petrus Bazilikası'nda tac giydirilerek ‘’Kutsal Roma İmparatoru’’ yapılır. Kurduğu devlet de Batı Roma İmparatorluğu'nun varisi sayılır.

Şarlman bu şekilde bir yandan imparatorluğunun siyasal gücünü artırmaya çalışırken, bir yandan da ülkesinin kültürel birikimini zenginleştirmeye çalışır. Bu amaçla Aachen’da yaptırdığı sarayına Avrupa’nın birçok ülkesinden aydın ve sanatçıları toplar. Bir saray kitaplığı ile şövalyelerin eğitimi için bir akademi kurar. Hristiyanlığın yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla çok sayıda kilise ve manastır inşa ettirir. Bunun yanında eski elyazması bilim ve din kitaplarıyla incili yeniden yazdırarak çoğaltılmalarını sağlar. St. Benedict isimli bir din adamı tarafından yazılmış olan ve Hristiyan dünyasında itibar gören Aziz Benedict Kanunları‘nı referans alır. 

Kilise’den bağımsız bir yargı isteyen Şarlman bunun için İngiliz filozof Alcuin'i ülkesine davet eder. Alcuin burada sapkınlara karşı risaleler yazar, kutsal kitabı yorumlar, Şarlman’a okuma ve yazma öğretmeye çalışır. Ancak Alcuin kral Şarlman'a hiçbir zaman okuma yazmayı tam olarak öğretemez.

Şarlman, o dönemde piyasada yeterince altın bulunmaması ve bunun da ticaretteki para dolaşımına sekte vurması nedeniyle yürürlükte olan altına dayalı para sistemini ortadan kaldırır. Şarlman, altın yerine bol bulunan gümüşe dayalı “Livre” adı verilen yeni bir para bastırarak ticareti artırır... 

Şarlman, bu şekilde Batı Avrupa’da güçlü bir devlet yapısı oluşturarak Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle başlayan kaosa son verir. Onun başlattığı huzur dönemi “Carolingian Rönesansı” (Karolenj Rönesansı) olarak bilinen kültürel ve edebi yükselişe neden olur.

Şarlman, Batı Roma İmparatorluğu'nun dağılmasından sonra parçalanmış olan Avrupa'yı birleştirmek için uğraş vermiş ve bunda da büyük ölçüde başarılı olmuştur. Bundan dolayı çoğu Batılı tarihçiler Şarlman’ı "rex pater Europae" (Avrupa'nın kurucu babası) olarak tanımlamışlardır...

Şarlman, 814 tarihinde hayatını kaybeder. Oğlu I. Ludwig Kral olur. Şarlman'ın ölümünden sonra imparatorluk zayıflamaya başlar. Çok geçmeden torunlarının başında bulunduğu küçük krallıklara ayrılır. Şarlman’ın torunu I. Berengario'nun 924 yılındaki suikastını takiben imparatorluk unvanı yaklaşık kırk yıl boş durur.

Kutsal Roma Germen İmparatorluğu

Yıllar süren bu boşluklardan sonra Şarlman’ın torunlarından, Germania ve İtalya kralı I. Heinrich’in oğlu Büyük Otto (I. Otto) Germanya, İtalya ve Bourgognu’yu kapsayan bir bölgede 962 yılında ‘’Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’’nu kurar. ‘’Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’’ yine Batı Roma İmparatorluğu’nun mirasçısı kabul edilen monarşik bir Alman Krallığıdır…

İmparatorluk yönetim şekli olarak, tek elden yönetim yerine küçük devletçikler olarak hanedanların ortak yönetilmesini benimserler. Habsburg (Avusturya, Bohemya ve İspanya kolu), Hohenzollern (Brandenburg ve Franken Kolu), Wettin (Albrecht ve Ernst Kolu), Wittelsbach (Bavyera ve Pfalz Kolu) ve Oldenburg (Danimarka ve Holstein - Gottorp Kolu) hanedanları imparatorluğu federal bir yapıda yönetirler.

Kutsal Roma Germen İmparatorları bu hanedanlardan sadece Habsburg Hanedanı’ndan seçilir. Habsburg Hanedanı da adını İsviçre’de bulunan ‘’Şahin Kalesi”nden (Habichtsburrg) alan ve Avrupa’da Fransız Capetain Hanedanından sonraki en büyük hanedanlıktı.

İmparatorluğun sınırları tarih boyunca değişikliklere uğrasa da İmparatorluk en güçlü döneminde bugünkü Almanya, Avustruya, İsviçre, Lihtenştayn, Lüksemburg, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Belçika, Hollanda toprakları ile Polonya, Fransa ve İtalya topraklarının bir bölümünü kapsardı. Ayrıca İmparatorluk tarihinin büyük bir bölümünde yüzlerce küçük krallığı, prensliği, dukalığı, kontluğu ve şehir devletini hâkimiyeti altına almıştı… İmparatorluk çoğunlukla Alman halkından oluştuğu için Almanya ve Avusturya devletlerinin de temellerini oluştururdu...

1512'de Köln imparatolrluk yasama organının bir kararnamesi ile İmparatorluğun adı ‘’Alman Halkının Kutsal Roma İmparatorluğu’’ (Heiliges Römisches Reich Deutscher Nation) (Latince: Imperium Romanum Sacrum Nationis Germanicæ) olarak çevrilse de bu isim pek kullanılmaz.

Aslında ‘’Kutsal Roma İmparatorluğu’’ da '’Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’’ da tam bir imparatorluk da değildiler. Oldukça gevşek bir federasyondular. İşte bu nedenle de ''Voltaire'' mahlasını kullanan, Fransız devrimi ve aydınlanma hareketine büyük katkısı olan Fransız yazar ve filozof François Marie Arouet bu imparatorluk hakkında alaycı bir şekilde şöyle yazar: "Bu kendine Kutsal Roma İmparatorluğu diyen ve demeye de devam eden yığın, hiçbir şekilde ne kutsal, ne Roma, ne de bir imparatorluktur." Tabii ki aydın da olsa bir Fransız’ın kendisinin Alman olduğunu iddia eden bir imparatorluk hakkında daha farklı bir şey söylemesi de düşünülemezdi. 

1804 yılında I. Napolyon ''Kutsal Roma Germen İmparatorluğu''nun geleneksel üstünlüğüne son verip kendini imparator ilan ettikten ve ''Kutsal Roma Germen imparatorluğu''nun son imparatoru olan Kral II. Franz, 1806'da I. Napolyon'a yenildikten sonra imparatorluk tahtından vazgeçerek sadece Avusturya imparatoru unvanını alır. Bu olayla birlikte imparatorluk resmen sona erer. Böylece ''Kutsal Roma Germen İmparatorluğu'’ kurulduğu ve yıkıldığı yıllar olan 962-1806 yılları arasında toplam 844 yıl boyunca Orta Avrupa’da hüküm sürmüş bir imparatorluk olarak tarihteki yerini alır. 

Ancak bu imparatorluk başta hukuk sistemi olmak üzere, idari sistem, dış siyaset, birlik, ittifaklar, askerlik, stratejik düşünce, sanat, mimari düşünce vb. olmak üzere günümüzdeki Avrupa Kıtası'nın devlet kurumlarının ve düşüncelerinin çoğunu etkilemiştir. Dolayısıyla bu imparatorluğun düşün ve idari yapısını ve siyasetini anlamadan ne bugünkü Avrupa devletlerini ne de Avrupa Birliğini anlamak mümkündür. 

Bu imparatorluk üzerine Avrupa'da özellikle Almanya'da yazılmış yüzlerce kitap olmasına rağmen ülkemizde bu imparatorluk hakkında ansiklopedik kaynaklar dışında doğru dürüst bir araştırma da yoktur. Ancak genç akademisyenlerimizden Mehmet Sinan Birdal'ın (D.1976) ''Kutsal Roma İmparatorluğu ve Osmanlı'' (İletişim Yayınları, 2017) isimli kitabını bu imparatorluğu anlamak için okumaya değer buluyorum. 

Bavyera Krallığı

İşte bu ‘’Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’’nun bahsettiğim hanedanlarından Wittelsbach Hanedanlığı, bu imparatorluk dağılınca Bavyera’da 1806-1918 yılları arasında Bavyera Krallığı olarak hüküm sürer. Bu hanedanlıktan Maximilian 1806 ile 1825 yılları arasında ilk Bavyera Kralı olur.

Maximilian’ı I. Ludwig takip eder. 1825-1848 yılları arasında kral olan I. Ludwig, antik Yunan dünyasına hayran olduğu için ülkesinde dünyanın en iddialı antik Yunan ve Roma heykelleri koleksiyonunu oluşturur, krallığın başkenti Münih’i de “Isar Kıyısındaki Atina” olarak isimlendirir. I. Ludwig silah ve ordu için ayrılması beklenen mali kaynakları resim ve heykel için harcamayı tercih ederek bu eserleri sergileyeceği görkemli yapılar inşa ettirir. Münih’i Avrupa’nın sanat ve kültür merkezi yapmaya çalışır. Ayrıca Bavyera’nın sanayileşmesine hız verirken başkent Münih’in modern halinin ilk taşları onun zamanında atılır. Kralın bu eski Yunan uygarlığına düşkünlüğü Osmanlılara karşı Yunanistan’ın bağımsızlığını desteklemesine neden olur. Hatta oğlu Otto, Yunanistan’a kral olur.

II. Ludwig’in ardından krallığa oğlu II. Maximilian geçer. II. Maximilian da 1848-1864 yılları arasında krallık yapar.  II. Maximilian aldığı yüksek eğitimin de etkisiyle, entelektüel hayata çok önem verir ve çevresinde sanatçılar ve bilim adamlarını hiç eksik etmez ve onları destekler. II. Maximilian bilim, teknoloji ve tarih konularında uzmanlaşan bir akademi kurar, dönemin iki önemli gücü Prusya ve Avusturya’ya karşı daha küçük eyaletleri birleştirmek için çaba harcar… II. Maximilian, Bavyeralılık kavramına önem verir ve bunu yaptırdığı eserlere de yansıtır. Bunun en önemli örneği de Füssen’de yaptırdığı ve Bavyera mimari tarzının en önemli eserlerinden biri olan Hohenschwangau Şatosu’dur…

Bavyera Krallığının 1864 - 1886 yılları arasında 4. kralı olan II. Ludvig’in, içinde sarayların, şatoların, aşkın, masalların, efsanenin ve derin devletin bulunduğu hazin hikâyesini de yarın anlatayım…

Aslında bu sayfada uzun uzun anlattığım bu tarihi süreç, yarın anlatacağım talihsiz kral II. Ludwig'i bu süreç içinde tam olarak konumlandırabilmek içindi...

Osman AYDOĞAN

 


Yorumlar - Yorum Yaz