• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam174
Toplam Ziyaret737525

Pazar günü asla

Pazar günü asla

14 Ekim 2018

"Pygmalion’’ eski bir mitolojik öyküdür. Bu öyküye göre; Kıbrıs prensi, heykeltıraş Pygmalion, tüm kadınların kusurlu olduğunu düşünüp ideal bir kadının heykelini yapmaya çalışır. Galatea adını verdiği bu eser, o kadar güzel olmuştur ki, Pygmalion kendi eserine umutsuzca âşık olur ve onun gerçek olduğunu düşünmeye başlar. Daha sonra heykel canlanır.

Bu öyküden yola çıkarak İrlandalı yazar George Bernard Shaw ‘’Pygmalion’’ isimli oyunu yazar. Oyunun konusu şu şekildedir: Üst tabakadan bir bilim adamı, bataklıktan çıkaracağı kaba saba konuşan eğitimsiz bir kadını kısa süre içinde büyüleyici bir sosyete gülüne dönüştüreceğine dair arkadaşı ile iddiaya girer ve sonunda yarattığı bu eserine âşık olur.

Bernard Shaw’ın bu eseri Türk filmlerine de uyarlanır... Bunlardan birisi ‘’Benim Tatlı Meleğim’’ adıyla gösterilen film, diğeri de 1942 yılında çevrilen ‘’Sürtük’’ filmidir. Filmde Avni Dilligil, Halide Pişkin ve Hulusi Kentmen gibi oyuncular rol aldılar. Eserin bir diğer Türk uyarlaması da 1960 tarihli ‘’Aslan Yavrusu’’ adlı Hulki Saner filmidir. Bu filmde de Orhan Günşiray, Leyla Sayar, Suphi Kaner, Ahmet Tarık Tekçe, İsmet Ay, Sami Hazinses ve Mualla Sürer oynarlar. Bu oyunun konusu Yeşilçam sinemasında bunlardan başka birçok filmde de işlenir.

İşte bu "Pygmalion’’ mitolojik öyküsünü esas alan 1960 yılı, Yunanistan - ABD ortak yapımı bir romantik komedi filmi var: ‘’Pazar Günü Asla’’ (Never on Sunday )

Amerikalı senarist ve yönetmen Jules Dassin’in senaryosunu yazıp yapımcılığını üstlendiği ve aynı zamanda da başrollerini Yunan sinema sanatçısı Melina Mercouri'yle paylaştıkları filmin özgün müziğini de yine Yunan müzisyen Manos Hacidakis bestelediği film Türkiye'de de 1962 yılında gösterime girer.

Film, Yunanistan'ın liman kenti Pire'de yaşayan, herkesin sevgilisi, hayat dolu, şakacı, altın kalpli ve eksantrik bir fahişe olan Ilya (Melina Mercouri) ile Yunan kültürü, tarihi ve hayat tarzıyla büyülenmiş eğitimli bir Amerikalı olan Homer (Jules Dassin)'ın öyküsünü anlatır. Homer, Ilya'nın yaşam tarzının kendisini büyüleyen Yunan kültürüne hiç de yakışmadığını ve bu kültürün yozlaşmasında onun da bir payı olduğunu düşünerek bu gamsız kadını doğru yola getirmeye çalışır. Bu açıdan bakıldığında film bir tür Pygmalion öyküsü gibidir.

İlginçtir, daha sonra filmde Homer'i canlandıran Amerikalı aktör ve sinemacı Jules Dassin, senatör McCarthy'nin ülkede başlattığı Komünist avı ve bunun için kurduğu cadı kazanının akabinde ülkesini terk ederek Fransa'ya yerleşir ve 1966 yılında da filmdeki rol arkadaşı Melina Mercouri'yle evlenir!

"Pazar Günü Asla", Mayıs 1960'da ilk gösteriminin yapıldığı Cannes Film Festivali'nde festivalin büyük ödülü olan Altın Palmiye'ye aday gösterilir ve filmin başrol oyuncusu Melina Mercouri'ye aynı yarışmada "en iyi kadın oyuncu" ödülü verilir. Film yine aynı kategorilerde Altın Küre ve BAFTA ödüllerine aday gösterilir. Film ayrıca dört dalda daha Oscar'a aday gösterilir.

Filmin özgün müziğini yapan Yunan besteci Manos Hacidakis, film için bestelediği ve filmde Melina Mercouri'nin Yunanca seslendirdiği "Ta paidia tou Peiraia" (Pire'nin Çocukları) adlı şarkıyla ‘’En İyi Orijinal Şarkı Akademi Ödülü'’nü kazanır.

Melina Mercouri'nin Yunanca seslendirdiği "Ta paidia tou Peiraia" şarkısını daha sonra İtalyan asıllı Fransız sanatçı Dalida (Iolanda Cristina Gigliotti) "Les enfants du Pirée" ismiyle Fransızca seslendirir. Ancak bu şarkının en güzel yorumu orijinal haliyle Melina Mercouri'nin yorumudur. Cıvıl cıvıl, fıkır fıkır çok güzel bir şarkıdır...

Hatta hatta şarkıyı beğenmişseniz eğer, yazımın sonunda verdiğim bütün bağlantıları dinleyin ta ki şarkı zihninizde takılmış bir plak gibi dönene kadar... Hatta bağlantılarını verdiğim şarkıların devamlarını da dinleyin! Ve görün ki şarkıdaki melodi ve şarkıya eşlik eden görüntüler bizlere ne kadar tanıdık!... Ve görün ki onlardan farklı olarak bizler yaşadığımız ince ve derin hüznün müziğini yapmışız!

Yazar Mehmet Eroğlu’nun ‘’Zamanın Manzarası’’ (Agora Kitaplığı, 2013) isimli bir kitabı vardı. Ve kitap şu cümle ile başlardı: “Mücevher takmamıştı ama gözleri vardı…'' Filmde de öyleydi... Filmde Melina Mercouri mücevher takmamıştı ama gözleri vardı, gözleri!... 

Bu filmde Melina Mercouri'nin mücevher gibi gülen ışıldayan gözleriyle, cıvıl cıvıl yaşam enerjisiyle ve yaşam sevinciyle Altın Palmiye ödülünü, ''En iyi kadın oyuncu'' ödülünü ve bu mükemmel şarkısıyla da ‘’En İyi Orijinal Şarkı Akademi Ödülü'’nü tabii ki fazlasıyla hak eder... Tabii ki böyle bir sanatçıyı da Yunanlılar unutmazlar ve Atina'da bir parka heykelini dikerler... 

Bugün Pazar... Bırakın şimdi ülke gündemini, gamı, kederi, kasveti, rahibi, papazı... Hem bize ne elin papazından?.. Değil mi?... ''Papaz nasıl kaçtı?'' diye hayıflanacağınıza, ''Arda Turan neden Saray'ın kurullarında yer almıyor?'' diye hayıflanın!... Filmin adı gibi Pazar günü asla gam, keder, kasvet taşımayın! Bırakın zihninizdeki muzır soruları, her bir şeyi bu müziği dinleyin! Hatta vaktiniz varsa, bağlantısını da verdim işte bu filmi izleyin!

Sizlere güzel mi güzel, sıcak ve mutlu, musmutlu bir Pazar günü diliyorum...

Osman AYDOĞAN

Filmin tanıtım bölümünden Melina Mercouri ve "Ta paidia tou Peiraia" şarkısı:
https://www.youtube.com/watch?v=2Wap_KyNF_s

Şarkının potpuri şeklindeki Disco müziği olarak yorumu: 
https://www.youtube.com/watch?v=RBdMvWQBINc

Filmden kısa bir bölüm:
https://www.youtube.com/watch?v=ZAh-RA6IjRQ

Filmden kısa bir bölüm daha:
https://www.youtube.com/watch?v=w_ri4D0Vync

Eğer filmin tamamını izlemek isterseniz onun bağlantısını da vereyim:
https://www.youtube.com/watch?v=GLtGEM1fct8

Melina Mercouri'nin Atina'da bir parktaki heykeli

 


Yorumlar - Yorum Yaz