• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi11
Bugün Toplam741
Toplam Ziyaret889114

Doktor Jivago

Doktor Jivago

14 Nisan 2020

Bu başlık altında anlatacağım üç konu var aslında: Bir kitap, bu kitaptan uyarlanan bir film ve bu filmin film müziği... Aslında üçü de ayrı ayrı yazılması gerekir ama ben bütünlük bozulmasın diye kısaca üçünü de anlatmak istiyorum. Bu üçlü benim en sevdiğim kitabı, en sevdiğim filmi ve en sevdiğim müziği bir arada sunuyor...

Önce kitap: ‘’Doktor Jivago’’…

Doktor Jivago, Sovyet yazarı Boris Pasternak'ın (1890-1960) Rus Devrimi sırasında geçen ünlü romanıdır.  Yazarın 1956'da Noviy Mir Dergisi'ne gönderdiği ilk romanı Doktor Jivago, SSCB resmi görüşüne uygun yazılmadığı gerekçesiyle reddedilir. 1957'de ilk kez İtalya'ya gizlice kaçırılan roman, burada hem Rusça hem de İtalyanca olarak aynı anda yayımlanır.  Ertesi yıl da İngilizce basılan "Doktor Jivago" kısa sürede çeşitli dillere çevrilerek dünyaca ünlenir. Pasternak, 1958 Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülür. Ancak, yapılan baskılar sonucu ödülü geri çevirmek zorunda kalır. SSCB'de uzun yıllar yasak olan roman, 1985 yılındaki demokratikleşme (Prestroyka) hareketi döneminde yayımlanabilir.

Türkçeye ise başlangıçta orijinal dili Rusçadan değil de bu ilk çevirileri olan İtalyanca ve İngilizce çevirilerinden Türkçeye çevrildiği için, bu çeviriler ne yazık ki hiçbir zaman romandaki çoşku, duygu, düşünce ve anlatımı veremez. Nihayet 2014 yılında Rusça aslından Yapı Kredi Yayınlarından Hülya Arslan'ın tercümesiyle eksiksiz çevirisi yapılır. (Üçüncü baskısı da Ocak 2017’de yapıldı.) Eğer daha önce okumamışsanız sadece ve sadece bu çeviriyi okuyun derim.

Roman Rus edebiyatının en büyük şairlerinden olan Boris Pasternak'ın tek romanıdır. Rusya'da 1917 Ekim Devrimi ve hemen sonrasında patlak veren Rus İç Savaşı (1917-1922) sırasında geçen olayları anlatan roman, adını roman kahramanı şair Doktor Yuri Jivago'dan alır.  Romanın arka planında bu siyasi çalkantıların bütün detayları anlatılır. Romanın ön planda ise kendisi de üst tabakadan ve kendisine tapan bir kadınla (Tonya) evli olduğu halde, şiirlerine ilham veren başka bir talihsiz kadını, Lara’yı seven, karısı Tonya ve sevgilisi Lara arasında kalıp, sadakat ve ihtiras arasında bocalayan, hayatının kontrolü kendi elinden alınmış ve savaşın parçaladığı yokluklarla dolu bir ülkede rüzgârın önüne kattığı kuru bir yaprak misali oradan oraya sürüklenen şair bir tıp doktorunun dramı anlatılır…

İtalyan yazar ve romancı Italo Calvino (1923 – 1985) bu roman hakkında şunları söyler: “20. yüzyılın ortasında, 19. yüzyılın büyük Rus romanı, Kral Hamlet’in hayaleti gibi, geri dönüp bizi ziyaret ediyor. Boris Pasternak’ın Doktor Jivago’sunun bizde uyandırdığı duygu işte bu.”

Geri planda Rusya'daki 1917 Ekim Devrimi ve hemen sonrasında patlak veren Rus İç Savaşını tam anlamıyla anlatırken ön planda da gerçek bir aşkı bütün coşkusuyla anlatan Pasternak’ın bu romanı mutlaka okunmalı derim (Rusçadan çevirisiyle!)

Boris Pasternak aslında iki kadın arasında bocalayan doktoru anlatırken biraz da kendi hayatını anlatır... 1960 yılındaki vefatında tabutunun başında hem eşi hem de sevgilisi için için ve içli içli ağlamaktadır... Onun baskı altında reddettiği ödülü varisleri 1988 yılında alır. Boris Pasternak’ın yakınları ödülü aldıktan bir yıl sonra Berlin duvarı yıkılır, üç yıl sonra ise Sovyetler Birliği dağılır.

Şimdi de filmi…

Bu romandan şimdiye kadar üç TV dizisi ve bir film uyarlanmıştır. Bu romandan uyarlanan TV dizleri; 1959 yılında Brezilya, 2002 yılında İngiltere / Almanya / ABD ve 2006 yılında Rusya yapımlarıdır. 

Şimdiye kadar yapılan tek film ise 1965 yılında ünlü yönetmen David Lean tarafından İspanya ve Finlandiya’da çekilen ‘’Doctor Zhivago’’ isimli ABD yapımı filmdir. 3,5 saat uzunluğundaki bu kapsamlı epik filmde Ömer Şerif, Julie Christie, Geraldine Chaplin, Rod Steiger, Alec Guinness ve Tom Courtenay başrolleri paylaşırlar. Filmde Dr. Zhivago'yo Ömer Şerif, sevgilisi Lara'yı ise Julie Christie canlandırır. Yapımcılığını Carlo Ponti'nin üstlendiği film Oscar, Altın Küre ve Grammy ödüllünü alır.  Film 10 dalda birden aday gösterildiği Oscar ödüllerinden "en iyi uyarlama senaryo", "en iyi görüntü yönetimi", "en iyi sanat yönetimi", "en iyi kostüm" ve "en iyi orijinal şarkı" dallarında olmak üzere beşini kazanır.

Film 1965 yılında çekilip aynı yıl 22 Aralık 1965’de ABD de gösterime girmesine rağmen film üç yıl sonra 28 Aralık 1968’de İstanbul’da Yeni Melek, Fitaş, Dünya sinemalarında gösterime girer. Bu film Rusya'da ise ancak 1994 yılında gösterime girebilir.

'’Doctor Zhivago’’ filmi; Amerikan iç savaşını anlatan Margaret Mitchell’in 1937 yılı Pulitzer ödüllü ‘’Rüzgâr Gibi geçti’’ (Gone with the Wind)  filminin sanki Rusya iç savaşını anlatan biçimi gibidir.  

Bu filmle Ömer Şerif’in de dünya çapında tanınmasına vesile olur. Bu rol için Türkiye’den Ayhan Işık’ın düşünüldüğü ancak Ayhan Işık’ın dil bilmemesi nedeniyle vazgeçildiği rivayet edilir.  

Filmin hemen başında annesinin cenaze töreninde görülen Yuri Jivago'nun küçüklüğünü canlandıran çocuk oyuncu gerçek hayatta Ömer Şerif'in oğlu Tarık Şerif'tir.

Film o yıllarda konusunun geçtiği Sovyetler Birliği'nde çekilemediği için girişte anlattığım gibi filmin bir kısmı İspanya'da çekilmişti. O yıllarda İspanya'da faşist Franco rejimi vardı. Sabaha karşı çekilen bir sahnede rol icabı kalabalığın hep bir ağızdan söylediği devrimci marşları duyan çevre sakinleri General Francisco Franco'nun devrildiğini zannederler.

Film içinde bir kadının (Tonya) eşine (Dr. Zhivago) yazabileceği en güzel mektuplardan birini barındırır.

Filmin sonlarına doğru filmin kahramanlarından birisi şöyle der; ‘’insanlar şiiri sevince şairi de severler ve kimse şiiri Ruslar kadar sevemez'’. 

Filmde akıcı bir romantizm, dram ve savaş vardır. Filmde mevsimlerin geçişini anlatırken içinize işleyen birazdan anlatacağım bir müzik ve insanın içini burkan, dokunaklı ve muhteşem bir final sahnesi vardır. Bu sahnede Moskova metrosunda tren içinden dışarıdaki yıllardır görmediği sevgilisi Lara'yı gören ve ona sesini duyuramayan Dr. Yuri Zhivago vardır. Filmi izlerken o an Dr. Yuri Zhivago sanki siz olursunuz, kanınız beyninize sıçrar, içinizden feryatlar, figanlar yükselir, boğazınız düğümlenir, kalbiniz, kümesine sırtlan girmiş tavuklar gibi çığlık çığlığa bağırır..  

Bu arada küçük bir bilgi: 2004 yılı yapımı Brad Pitt’in başrolü oynadığı ‘’Truva’’ (Troy) filminde Hektor’un annesini (Thetis) canlandıran kadın yine Doctor Zhivago filminde de Doctor Zhivago’un sevgilisi Lara’yı canlandıran Julie Christie’dir. Eğer 2004 yılı yapımı Truva filmini seyretmişseniz 1965 yılı yapımı filmde de rol alan Julie Christie’nin aradan geçen kırk yıla rağmen hiç ama hiç yaşlanmadığını göreceksiniz.

Şimdi gelelim filmin müziğine…

Filmin müziklerini yapan Fransız besteci Maurice Jarre (1924-2009) dünya sinema tarihinin en iyi müziklerinden birine imzasını atar. Filmin özgün müziği Maurice Jarre’a Oscar ve Altın Küre ödüllerinin yanı sıra bir de Grammy ödülü kazandırır. Maurice Jarre aynı zamanda Hz. Muhammed (s.a.v)’in hayatının anlatıldığı 1975 yılı yapımı "The Message" (Çağrı) filminin de film müziği yapımcısıdır. Suriyeli yönetmen Mustafa Akkad, Maurice Jarre'ye yeni çekeceği Çağrı filminin müziklerini kendisinin yapmasını teklif edince, Jarre çölün atmosferini ruhunun derinliklerinde hissetmesi gerektiğini ve bu yüzden kendisinden başka hiç kimsenin olmayacağı, son derece sessiz bir mekân ayarlaması gerektiğini ve bunun yanında İslâm tarihini anlatan kitapları da kendisine getirtmesini ister. Ve Jarre bu filmin müziklerini çölde bir çadırda tek başına iki ay kalarak yapar.

Filmin müziği ‘’Lara’s Theme’’ (Thema de Lara) veya ‘’Lara’s Song’’ (Lara'nın şarkısı) olarak da anılır.

İşte bu film müziği eşliğinde Ekim Devrimini, Rus İç Savaşını, o uçsuz bucaksız stepleri, mevsimleri ve hele hele de Rusya steplerinin kışını ve o muhteşem aşkı, çoşkuyu, dramı ve hüznü bire bir yaşarsınız. Yine bu film müziği eşliğinde biraz önce anlattığım filmim final sahnesinde Dr. Yuri Zhivago sanki siz olursunuz, kanınız beyninize sıçrar, içinizden feryatlar, figanlar yükselir, boğazınız düğümlenir, kalbiniz kümesine sırtlan girmiş tavuklar gibi çığlık çığlığa bağırır da kimseciklere duyuramazsınız!  

Ve feryâdınız, figânınız bu müzik eşliğinde gökyüzüne semalara doğru yönelir, semanın, evrenin, kâinatın boşluğuna doğru süzülüp gider de olduğunuz yere Dr. Yuri Zhivago değil de sanki siz yığılır kalırsınız…

Aklınızda ne varsa gam, keder, kasvet adına bırakın şimdi onları, atın hepsini çöpe, daha önce okumuş olsanız bile bu kitabı Rusça çevirisinden bir daha okuyun, daha önce seyretmiş olsanız bile bu filmi bir daha seyredin, daha önce dinlemiş olsanız bile bu müziği bir daha, bir aha, bir daha dinleyin... 

Osman AYDOĞAN

Filmden görüntülerle film müziğinin orijinal hali:
https://www.youtube.com/watch?v=xQXtH83mplI&feature=related

Tabii ki böylesi güzel bir müziğin de çeşitli yorumları vardır. André Rieu’nun yorumu:
https://www.youtube.com/watch?v=W9I4D0D2qgE

Bu da Maurice Jarre'in kendi yönetimindeki orkestra yorumu:
https://www.youtube.com/watch?v=3X-Q4nmYqc4

 


Yorumlar - Yorum Yaz