• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam756
Toplam Ziyaret888050

Ay Osman!

Ay Osman!

25 Mart 2019

1960’lı, 1970’li ve hatta 1980’lı yıllarda TV yokken radyolardan dinlediğimiz türküleri aktarmaya devam edeyim…

Bugün de size Muazzez Turing’in bir türküsünü aktaracağım… Ama önce Muazzez Turing’i sizlere kısaca tanıtmak istiyorum

Muazzez Turing; sesi, yorumu, derlemeleri ve besteleriyle Türk halk müziğinin en unutulmaz sanatçılarından birisiydi. İnsanın gönül telini titreten çok farklı bir ses tınısı vardı, şu ana kadar dinlediğim hiçbir ses sanatçısında duymadığım bir tınıydı bu tını, bir nasıl tını bu tını anlatamam ben…

Muazzez Turing’in derleyerek yorumladığı türkülerinden bazıları şunlardı: ‘’Mektebin bacaları’’, ‘’Şu karşı yaylada göç katar katar’’, ‘’Bu yara gizli yara’’, ‘’Havuz başının gülleri’’, ‘’Makinem makinem (bağlama eşliğinde söylenen sevdiğini askere / gurbete gönderme ağıtı)’’, ‘’Anacan bağrımı can eylemişem’’  ve de her halde içinde ismim geçtiğinden olacak çok da beğendiğim ‘’Ay Osman’’ (bazı yörelerde ‘’Sabahın Yemişi’’ diye geçer) isimli türküleri… Özellikle, merakınız varsa eğer ‘’Mektebin bacaları’’ ve ‘’Şu karşı yaylada göç katar katar’’ isimli türkülerini kendi sesinden dinlemenizi isterim…

Muazzez Turing 1923 doğumludur, 88 yaşında iken 05 Ağustos 2011 tarihinde de bu fani dünyadan göçer gider… Artık hiçbir kurum bu sanatçılarımızı anmıyor.. Unutuluuuup gittiler… Allah rahmet eylesin…

Muazzez Turing hakkında özel bir bilgi aktarmak istiyorum. Değerli dostum Yusuf Ziya Kıvanç Bey'in anlattığına göre Muazzez Turing'in kocası subaymış. Yusuf Ziya Kıvanç'ın babası da subay ve Muazzez Turing’in kocası ile Kuleli Askerî Lisesinden veya Kara Harp Okulunda arkadaşmışlar. O zamanlar için bir subayın bir türkücü ile evliliği pek hoş karşılanmadığı için Muazzez Turing'in kocası ya istifa yolu ile ya da ihraç edilerek ordudan ayrılıyor. Muazzez Turing'in kocası ordudan ayrıldıktan sonra da 1950'li yıllarda Ankara Belediyesinde zabıta müdürlüğü yapıyor. 

Sizlere çok sevdiğim (dedim ya içinde belki de ismim geçtiğinden olacak) Muazzez Turing'in ‘’Ay Osman’’ isimli türküsünün aşağıda önce bağlantısını sonra da sözlerini veriyorum… Bu türkü TRT repertuvarında yöre olarak Kuzeydoğu Anadolu diye verilmektedir. Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir.

Muazzez Turing türküde ''Giderem gelirem ardıma düşme ay Osman'' derken üstüme alınırım, etrafıma bakarım ''bana mı diyor'' diye...

Muazzez Turing türküde ''İlahi canım al yârimi alma ay Osman'' derken, ''uyandım yanımdan nazlı yar uçmuş ay Osman'' derken, ''yörüha yörüha küsmüşem senden, ayrılık badesin içmişem elden ay Osman'' derken o tını, o ses benim yüreğimi dağlar, içimi burkar... 

''Yörüha yörüha küsmüşem senden
Ayrılık badesin içmişem elden ay Osman''

Türküyü dinlerken de beni hatırlayasınız! Olmaz mı?

Osman AYDOĞAN

Muazzez Türing’in sesinden ‘’Ay Osman’’ türküsü:
https://www.youtube.com/watch?v=tugjU1uQhIw

Ay Osman

Sabahın yemişi bir tane vişne
Giderem gelirem ardıma düşme ay Osman
Yörüha yörüha küsmüşem senden
Ayrılık badesin içmişem elden ay Osman

Sabahın yemişi bir tane elma
İlahi canım al yarimi alma ay Osman
Yörüha yörüha küsmüşem senden
Ayrılık badesin içmişem elden ay Osman

Sabahın yemişi bir tane kişmiş
Uyandım yanımdan nazlı yar uçmuş ay Osman
Yörüha yörüha küsmüşem senden
Ayrılık badesin içmişem elden ay Osman

Bir not: Barış Manço bu türküyü 1960’lı yılların sonunda Anadolu pop müziği olarak Fikret Kızılok’un mızıka ve vokali eşliğinde ‘’Sabahın Yemişi’’ adıyla söylemişti.

Ancak bu şarkıda geçen ‘’Uyandım yanımdan nazlı yâr uçmuş’’ dizesi ile bu ikilinin (Barış Manço ve Fikret Kızılok) aralarında bir kadın konusu vardı...

Marie Claude bir giysi mağazasında tezgâhtar olarak çalışan Belçikalı bir kızdı. Barış Manço bu kıza ilk görüşte âşık olur ve altı yıl beraberliktelikleri olur. Barış Manço’nun tahsil hayatına ve geçimini sağlamasına Maria Claude'un büyük katkısı olur. Sonunda Barış Manço ve Marie Claude 31 Ocak 1970 günü Belçika’nın Liêge şehrinde evlenirler. Ancak bu evlilik sadece altı ay devam eder ve 16 Temmuz 1970 günü de ayrılırlar. Çünkü aralarına Fikret Kızılok girer. Marie Claude daha sonra da Fikret Kızılok ile evlenir ancak bu evlilik de 1973 yılına kadar devam eder. Marie Claude Fikret Kızılok’tan da ayrılır. Fikret Kızılok daha sonra 1973 yılında Şeyda Kızılok ile evlenir...

Bu bilgiyi şunun için yazdım:

Bir önceki yazımda ''Fırın üstünde fırın'' türküsünü anlatırken ''Bu türkülerde; Muazzez Türün’ü dinlerdik, Nezahet Bayram’ı dinlerdik, Ülkü Beşgül’ü dinlerdik, Bedri Ayseli’yi dinlerdik, Seyit Al’ı dinlerdik, Yıldız Ayhan'ı, Ahmet Gazi Ayhan’ı dinlerdik… Şimdikiler gibi değillerdi onlar… Her şeyleri ile tam bir sanatçı idiler… Beyefendi idiler… Hanımefendi idiler…Bizler bu türkülerle kendimizi bulmuştuk…'' diye yazmıştım... İşte bu sanatçılar bizlere örnek birer insandılar... Onların böylesine magazin haberleri de yoktu, onlar magazin basınına böylesine malzeme de olmazlardı...


Yorumlar - Yorum Yaz