• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam690
Toplam Ziyaret627875

Benim gönlümde sensin, senin gönlünde kimler?

Benim gönlümde sensin, senin gönlünde kimler?

23 Mart 2019

Sanırım altmışlı yılların ilk yarısıydı... O zamanlar TV yoktu, her evde de radyo yoktu. Bizim radyo da lambalı idi, elektrikle çalışır, çalışması için de bir süre lambanın yanması beklenirdi. Ancak kasabamızda da gündüzleri elektrik de yoktu. Bir jeneratör hava kararınca çalışır, gece saat 23.00'de de kapanırdı. O zaman TRT yoktu, bize ulaşan sadece Ankara Radyosu vardı. (Ankara Radyosu, diğer radyolarla birlikte, 1 Mayıs 1965'de Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'na -TRT- devredilmişti)

''Burası uzun dalga 1648 m Ankara radyosu'' anonsuyla başlardı yayın ve ‘’Şimdi Yurttan Sesler Programını dinliyorsunuz’’ diye devam ederdi… (Geçtiğimiz yıllarda da TRT uzun dalga yayınlarına anlamsız bir biçimde son verdi.) Rahmetli Nimet ablamla beraber, o zaman TV'nin söylentisi vardı ki radyonun küçük ekranından içine bakarak söyleyen kişiyi görmeye çalışırdık…

O zamanlar bu ‘’Yurttan Sesler’’ programında sözüyle, müziğiyle; insanın ruhunu dinlendiren, besleyen, hüzünlü de olsa gülümseten, kendimizi eşlik ederken bulduğumuz, çoğunda da kendimizi bulduğumuz ve tekrar tekrar dinlediğimiz türkülerimizi dinlerdik… İnsanın bu topraklarda doğmasına şükür ettirecek, iyi ki anadilimiz Türkçe dedirtecek türkülerimizdi bu türküler. Bu türkülerde; Muazzez Türün’ü dinlerdik, Nezahet Bayram’ı dinlerdik, Ülkü Beşgül’ü dinlerdik, Bedri Ayseli’yi dinlerdik, Seyit Al’ı dinlerdik, Yıldız Ayhan'ı, Ahmet Gazi Ayhan’ı dinlerdik, … Şimdikiler gibi değillerdi onlar… Her şeyleri ile tam bir sanatçı idiler… Beyefendi idiler… Hanımefendi idiler… Bizler bu türkülerle kendimizi bulmuştuk…

Bu türkülerimizi anlatmaya 18 Mart'da ''Çanakkale Türküsü'' ile başlamıştım... ''Bir dalda iki kiraz'' türküsü ile devam ettim... Sonra ''Mendilimin Yeşili'' türküsünü anlattım... Sonra Âşık Veysel'in türküleri.. En son olarak da ''Kadir Mevlâm senden bir dileğim var'' türküsünü anlattım... Baktım bazı arkadaşlarım beğeniyor bu türküleri, ben de anlatmaya devam edeyim istedim... 

Bugün de bir Konya türküsünü anlatmak istiyorum. Kaynağı Mazhar Sakman olan, Yılmaz İpek’in derlediği bir Konya Türküsü: ‘’Fırın Üstünde Fırın’’ diye başlayan ‘’Ben bir yâre vuruldum, çaresini siz bulun’’ diyen Konya türküsü… ''Benim gönlümde sensin, senin gönlünde kimler’’ diye soran Konya türküsü… (Halk müziğinde bu türküden başka  ''Fırın Üstünde Fırın''  isminde iki türkü daha var: Birisi Kayseri, diğeri de Bolu /Göynük türküsüdür. Bu türkülerin söz ve bestesi ayrıdır.)   

Bu türkü, makam olarak âşık tarzı edebi türlerden yola çıkılarak üretilen ve bir uzun bir kısa mısradan meydana gelen gazellere verilen genel isim olan ''müstezât ayağı'' olarak bilinmesine rağmen aslında klasik Türk musikisi makamlarından olan Hicazkâr makamına uydurulmuş olan ‘’kara sevda ayağı’’ bir türküdür. Farklı melodisiyle diğer Konya türkülerinden de ayrılır.

Aşağıda verdiğim bağlantıyı açtığınızda, Yıldız Ayhan’ın o billur, o içten, o masum, o yumuşacık, o kadife gibi sesiyle bir feryâd, bir figân haliyle sesini duyduğunuzda elinizdeki her şeyi bırakıp, hiçbir şey düşünmeden, bir huşu içerisinde bu türküyü dinleyesiniz gelir… Benim yaşlarımda iseniz dalıp gidersiniz çocukluğunuza, gençliğinize, o altın çağı hatırlarsınız, anımsarsınız…. Ve zihninizde takılmış bir plak gibi tekrarlayıp durur türkünün üçer kelime ile bütün bir dünyanızı anlatan şu dizeleri:

‘’Ben bir yâre vuruldum
Çaresini siz bulun’’

‘’Benim gönlümde sensin
Senin gönlünde kimler’’

Ve sözleri yüreciğinizde, zihninizde kalmaz, tekerlemesini de mırıldanırsınız: ''Tara leyli leyli leyli, tara leyli leyli leyli, fındık atıyor, el atına da binmiş çalım satıyor.’’

Tıpkı ülke gündemi gibi...

Osman AYDOĞAN

Yıldız Ayhan'ın sesinden ''Fırın üstünde fırın'':
http://www.dailymotion.com/video/xzkycr_yildiz-ayhan-firin-ustunde-firin_music

(Bağlantıdaki görüntüde Yıldız Ayhan türküyü söylerken yanındaki kişi ise bu türkünün ve bütün Konya türkülerinin bir numaralı kaynak kişisi olan Mazhar Sakman’dır. Allah rahmet eylesin.)

Fırın Üstünde Fırın

Fırın üstünde fırın
Duyun komşular duyun
Ben bir yâre vuruldum
Çaresini siz bulun

 Tara leyli leyli leyli
 Tara leyli leyli leyli
 Pambuk (fındık) atıyor
 El atına da binmiş
 Çalım satıyor

Fırın üstünde mimler
Bülbül kafeste inler
Benim gönlümde sensin
Senin gönlünde kimler

 Tara leyli leyli leyli
 Tara leyli leyli leyli
 Pambuk (fındık) atıyor
 El atına da binmiş
 Çalım satıyor

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz