• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi16
Bugün Toplam1118
Toplam Ziyaret893540

Hasta Siempre

Hasta Siempre

09 Ekim 2020

‘’Hasta Siempre’’ okunuşu "asta siempre", anlamı; "sonsuza dek". Hasta Siempre, 53 yıl önce bugün, 09 Ekim 1967 yılında yargısız katledilen Che Guevara'nın anısına yazılmış bir ağıttır. Hasta Siempre, Küba'nın ‘’Guantanamera’’ ve ‘’Chan Chan’’ ile birlikte en tanınmış şarkılarındandır. Sözleri  Kübalı şarkıcı, gitarist, ozan ve besteci Carlos Puebla'ya, bestesi ise Şilili şarkıcı ve müzisyen Victor Jara'ya aittir.

Şarkının ortaya çıkış süreci:

Che Guevara devrimden sonra Küba’da bir müddet bakanlık yapar. Ancak bürokrasiden çabuk sıkılır. Ayrılır bakanlıktan ve komünist devrimleri sağlamak için önce Kongo sonra Bolivya’ya gider. Che Guevara’nın Küba’dan ayrılmasına neden bir başka ihtimal de Fidel Castro ile olan fikir ayrılığıdır. Castro, Sovyetlerle yakınken, ülkenin iki numarası Che ise Sovyetlerden haz etmeyip Çin’deki komünizme yakın durur.

Che Guevara, Fidel Castro’ya bir veda mektubu yazar. Bu mektupta parti başkanlığından, bakanlıktan, ordudan ve hatta Küba vatandaşlığından ayrıldığını yazmaktadır. Fidel’in şahsına yazılmış bu mektup ulusal radyodan okunarak halka duyurulur. Küba’da pek sevilen Che’nin vedası halkı oldukça üzer. Bir rivayet aslında Che’nin bu mektubun kendi ölümünden sonra halka açıklanmasını istediğidir.

Che Guevara, mektubu “hasta la victoria, siempre” (zafere kadar, daima) sözleriyle bitirmektedir. Kübalı şarkıcı, gitarist, ozan ve besteci Carlos Puebla işte bu sözlerden etkilenerek ve esinlenerek bildiğimiz şarkıyı yazar.

Şarkının yorumları 

Şarkının ilk kaydı her ne kadar 1965 yılındaysa da iki yıl sonra 1967’de Che Guevara’nın Bolivya’da yakalanıp öldürülmesinden sonra çok daha popüler olur. Şarkı günümüze kadar 200 civarında şarkıcı veya grup tarafından yorumlanır.

Bunları arasında en güzeli bu ağıtın söz yazarı Carlos Puebla’ya aittir. Marş gibi bir parça olmasına rağmen usul usul söyleyerek Puebla şarkıya sakinlik katar. Güzel olan diğerleri Compay Segundo, Maria Farantouri, Violeta Parra, Silvio Rodriguez, Joan Baez, İnes Rivero, Pierre Barouh, Jan Garbarek ve Maria Carta’nın yorumlarıdır. Alman sanatçı Wolf Biermann’ın yorumu da dinlenilmeye değerdir. İran'lı müzisyen Mohsen Namjoo (Muhsin Namcu) da yorumlamıştır. Türk sanatçı Ahmet Koç'un bağlama yorumu da dinlemeye değerdir.

Devrime yakılan bir ağıt popüler kültüre nasıl malzeme olur

Bunların dışında hepimizin bildiği Fransız sanatçı Nathalie Cardone'nun popüler yorumu diğer isimlerini verdiğim yorumların yanında yavan kalır ama klipindeki görüntüler (Che'nin cansız bedeni,  Natalie Cardone’nin Kalaşnikof taşıması) ilginç gelse de Nathalie Cardone’nun bu yorumu bir devrime yakılan ağıtın popüler kültüre nasıl malzeme olduğu ve sömürüldüğü konusunda ilginç bir örnektir. Victor Jara, muhtemel ki bu eserini vıcık vıcık ortamlarda şarkının anlamını bilmeyenler tarafından dans edilsin diye bestelememiştir!. 

Bu örnek tek de değildir. Günümüzde devrim şarkıları ve devrim simgeleri popüler kültür tarafından sıkça da kullanılmaktadır. Daha yakın bir zamanda bir Netflix yayını olan İspanyol yapımı ''La Casa de Papel'' dizisinde de İtalyan devrimci şarkısı ‘‘Ciao Bella’’nın sıkça çaldığını, soyguncuların Guantanamo esirlerinin kıyafetleriyle benzer olduğunu, askerlerinin Anonymous ve Salvador Dali’nin yüz ifadesini, kıyafetlerinin renginin de Kızıl Ordu’yu çağrıştırdığını anlatmıştım...

Nathalie Cardone’ye ait bahsettiğim bu yorumda Küba Heyetinin Başkanı ve Sanayi Bakanı olarak Che’nin 1964 yılında Birleşmiş Milletlerde yaptığı bir konuşmada geçen "esa hora irá creciendo cada día que pase, esa hora ya no parará más" (Latin Amerika'daki uyanış ve gelmekte olan devrimleri kastederek; ''Doğan her günle birlikte, bu dalga giderek yükselecek, bu dalga bir daha asla durmayacak...'' ) sözleri Che’nin kendi sesinden şarkının sonuna eklenmiş. Aşağıdaki bağlantıda Nathalie Cardone'nin bahsettiğim bu yorumunu veriyorum... 

Ham ervah

''Che''den bahsedince bir zamanlar Küba'nın Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzales Casals’ın bir böyük (!) Türk siyasetçisinin Che Guevara hakkındaki sözleri üzerine verdiği demeci hatırladım. O zamanki Meclis Başkanı İsmail Kahraman, Che Guevara için ‘‘katil ve eşkıya’’ diye bir ifade kullanmıştı. (Gazeteler, 28.08.2016)... Bu söz üzerine Büyükelçi Casals da şöyle bir demeç vermişti:

‘'Küba’nın en büyük düşmanları bile böyle bir ifade kullanmadı. Che Guevara Atatürk okurdu. Che Guevara sadece Küba değil, Latin Amerika'nın siyasi ve tarihi mirasının parçasıdır. Che Guevara için ‘katil kişilik’ dediğiniz zaman onun Küba devrimi için mücadelesinden bahsetmiş oluyorsunuz. Bu da saygıda kusur etmektir. Che Guevera’ya ‘katil’ diyerek, benim Devlet Başkanıma da aynı ifadeyi kullanmış oluyorsunuz.’’

Tabii Sayın Büyükelçi nereden bilsindi, kendi ülkesinin kurucusu Atatürk'ü dahi anlayamamış, ona değil saygıda kusur etmek, hakaretler bile yağdıran, adını her yerden kazımaya çalışan ham ervahın anti-kapitalizmin ve anti-emperyalizmin sembolü Che'yi nasıl anlayacağını?...

Tabii ki Sayın Büyükelçi nereden bilsindi, Che Guevara, Amerikan emperyalizmine karşı savaşırken, Che Guevara’ya ‘‘katil ve eşkıya’’ diyen zatın, 16 Şubat 1969 tarihinde, Amerikan 6'ncı Filosu İstanbul’a geldiğinde üniversite gençliği sömürgeci emperyalizmi protesto ederken, Amerikan 6. Filosu’nu “Yaşasın Amerika!” diye törenle karşılayan grubun (Milli Türk Talebe Birliği - MTTB) o zamanki başkanı olduğunu…

Tabii ki Sayın Büyükelçi nereden bilsindi, Che Guevara’ya ‘‘katil ve eşkıya’’ diyen zatın, aynı tarihte (16 Şubat 1969) o zaman başkanlığını yaptığı grubun anti-emperyalist karakter taşıyan gösterideki öğrencilere saldırarak iki öğrencinin bıçaklanarak öldürülmesine ve yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan katliamın baş sorumlularından biri olduğunu…

Tabii ki Sayın Büyükelçi nereden bilsindi, Che Guevara’ya ‘‘katil ve eşkıya’’ diyen zatın, 21 yüzyılda Irak’a, Libya’ya, Suriye’ye saldıran Amerikan emperyalizmine eşbaşkanlık yapanların zihniyetinden olduğunu…

Tabii ki Sayın Büyükelçi nereden bilsindi böylesi bir ham ervahın anti-kapitalizmin ve anti-emperyalizmin sembolü Che'yi nasıl anlayacağını?..

Tabii ki bunlar Sayın Büyükelçinin kabahati… Neyse, biz dönelim konumuza…

Che Guevara

Che Guevara, İspanyol ve İrlanda asıllı bir ailenin beş çocuğunun en büyüğü olarak Arjantin'in Rosario şehrinde 14 Haziran 1928 tarihinde dünyaya gelir. Che Guevara'nın asıl adı Ernesto Guevara'dır. ''Che'' onun lakabıdır. Aslen Arjantinlidir. Buenos Aires Tıp Fakültesi mezunu bir doktordur.

Che Guevara, tam 53 yıl önce bugün, 09 Ekim 1967 tarihinde Vallegrande yakınlarındaki La Higuera'da Bolivya Ordusu'nun elindeyken yargısız katledilir...

Ne adamlar gelmiş geçmiş bu dünyadan değil mi? Che Guevara'nın şahsında, politik bir mücadelenin sağlam bir kişilik, güçlü bir karakter, doğruluk, dürüstlük, tutarlılık, bilgelik, sonsuz bir azim ve güçlü bir irade gerektirdiğini, bu özelliklere sahip olmayanların ise bu özelliklere sahip olan politik karakterlere saldıran gelip geçici birer politik figüran ve ham ervah olarak kaldığını görüyorsunuz. Bunun için tarihin çöplüğüne gitmeye gerek yok, etrafınıza bir bakın yeter!

Victor Jara

Che’nin katledilmesinin üzerinden altı yıl geçmiştir.

Hasta Siempre’nin bestecisi Víctor Jara, Salvador Allende ve sol partilerini birleştiği bir hareket olan ‘’Unidad Popular’’ yararına Şili’de birçok konserler verir. 11 Eylül 1973'te Augusto Pinochet'nin gerçekleştirdiği darbe sırasında, Víctor Jara "Teknik Üniversite"deki işi başında tutuklanır ve birçok yoldaşı gibi Şili Ulusal Stadyumu'nda işkence görür. Hatta bu korkunç işkenceler sırasında bile Jara, Unidad Popular'ın şarkısını söylemeye çalışır. Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır, vahşice dövülür, sonrasında elleri kesilip tribün önüne asılır, dipçikle kafası parçalanır sonrasında da bir makinalı tüfekle öldürülür ve cesedi Santiago Mezarlığı yakınına atılır…

Eylül 2003'te Jara’nın öldürülmesinin 30. yıldönümünde öldürüldüğü Şili Ulusal Stadyumu'nun adı ‘’Estadio Víctor Jara’’ (Victor Jara Stadı) olarak değiştirilir…

9 Aralık 2004 tarihinde Jara'nın ölümünden 31 yıl sonra yargıç Juan Carlos Urrutia Jara öldürüldüğü sırada Şili Ulusal Stadyumu'nun en üst rütbedeki sorumlusu emekli subay Mario Manríquez Bravo hakkında dava açar. 2012 yılında bu emekli subay, sekiz eski asker ve emri veren askeri savcı ile beraber hapse mahkûm olur… En son, Eylül 2014'te sorumlu görülen üç eski subay daha mahkûm edilir…

Adaletin kötü bir huyu var, er veya geç tecelli ediyor işte.

Che'yi yargısız katledilişinin 53’üncü yılı vesilesiyle işte bu şarkıyla anmak istedim: ''Hasta Siempre''

Toprağı bol olsun!

Osman AYDOĞAN

Nathalie Cardone, ''Hasta Siempre''
https://www.youtube.com/watch?v=kTqwy6ay1HQ

Şarkının Türkçe sözleri:

Sonsuza dek

Biz seni sevmeyi 
tarihin yükseklerinden öğrendik 
cesaretinin güneşi 
ölümü kuşattığında (pusu kurduğunda) 

İşte burada (duruyor) 
tatlı varlığının 
kalbe sıcaklık veren saydamlığı 
kumandan Che Guevara 

(Nakarat)

Şanlı ve güçlü elin 
tarihe ateş açar 
bütün Santa Clara (halkı) 
seni görmek için uyandığında 

(Nakarat)

Rüzgarı yakarak gelirsin 
bahar güneşleriyle.. 
gülüşünün ışığıyla 
bayrağı dikmek için 

(Nakarat)

Devrimci aşkın 
seni yeni bir davaya götürüyor 
ki orada senin kurtarıcı kolunun 
gücünü (sıkılığını) bekliyorlar 

(Nakarat)

Biz mücadelemize devam edeceğiz 
tıpkı sen yanımızdayken olduğu gibi 
ve Fidel'le sana diyoruz ki 
sonsuza kadar, komutan 

(İspanyolca kelime oyunu: 'Fidel' hem Fidel Castro'yu kastediyor hem de 'sadakatle' anlamına geliyor burada) 

(Nakarat)


Yorumlar - Yorum Yaz