• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam481
Toplam Ziyaret891600

Yenikapı’da Açılan Yeni Bir Kapı (!)

Yenikapı’da Açılan Yeni Bir Kapı (!)

08 Ağustos 2016

15 Temmuz 2016 günü TSK’ne özenle yerleştirilmiş bir cemaatin mensupları tarafından darbe girişiminde bulunuldu. Kişisel kanaatim odur ki; bu darbe girişimin yapılış ve uygulanış şekliyle amacı yönetime el koymak değil ülkede iç savaş çıkarıp ülkeyi kaosa sürüklemek, ülkeyi yeni bir Suriye veya Libya’ya dönüştürmekti. Kim planlamışsa muhtemel ki bunu böyle planlamıştı. Beni bu kanaate götüren sebep; ayaklanmaya kalkışan gücün çapı ve kapasitesinin ülke yönetimine el koymaya yetmeyecek oluşudur. Beni bu tespite götüren sebep ise; 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlar, TV’lerdeki görüntüler ve yakalananların ifadelerinin bunu yapanların tam tamına bir Muz Cumhuriyetinin çapulcu askerleri olduğu görünümünü vermiş olmalarıdır. Gerçi geride bir yığın soru işareti vardır. Ülkemizi, milletimizi ve devletimizi Allah korudu ki başarılı olamadılar. Bu menfur girişimin başarılı olamayışındaki en büyük etken diğer faktörlerin yanında yine TSK içerisinde görev yapan yurtsever, demokrasiye bağlı subayları, astsubayları ve uzman erbaşlarıyla canları pahasına yaptıkları mücadeledir.

Bu menfur girişimin ardından Türkiye Cumhuriyeti ne yazık ki müttefiklerinden ve Batı dünyasından umduğu desteği bulamamıştır. Bunun nedenleri olarak “Batı” kapitalizminin krizi, ABD dış politikasının Soğuk Savaş’ın bitiminden beri yalpalıyor olması,  ABD’de Trump’ın yükselişi, AB’de yükselen milliyetçilik, ırkçılık, göç dalgası, birbiri ardına gelen terörist saldırılar, Brexit ve Avrupa Birliği’nin iktidarsızlığı gibi nedenler sayılsa da Türkiye’nin son yıllarda izlediği iç ve dış politikalarla Batı dünyasına güven vermemiş olması da sayılabilir.

Bu 15 Temmuz 2016 tarihindeki menfur girişim olmasa da Türkiye’nin iç ve dış mevcut sorunları Türkiye’nin zorunlu bir politika değişikliğini gerektiriyordu. 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin bekasının ne kadar da pamuk ipliğine bağlı olduğunu göstermiştir. Bu nedenle bu 15 Temmuz 2016 tarihindeki menfur girişim Türkiye’yi yönetenlere her zamankinden ivedi olarak Türkiye’de bir iç ve dış barışı sağlayacak politikaları uygulama zorunluluğu vebalini yüklemiştir. Türkiye mutlaka ve mutlaka ve acilen içeride sosyal ve siyasal bir uzlaşmaya gitmeli ve bu uzlaşmayı da psikolojik olarak desteklemeli, dışarıda ise hem komşuları hem de büyük güçlerle (ABD, AB ve Rusya) olan ilişkilerini düzeltmelidir.

Bu kapsamda sosyal ve siyasal bir uzlaşma için 07 Ağustos 2016 günü İstanbul Yenikapı’da yapılan mitingde halkımız, muhalefet partileri ve askeriye üzerine düşenleri fazlasıyla yaparak ülkede siyasette yeni bir kapı açmıştır. Bu mitinge mecliste yer alan bir başka muhalefet partisinin davet edilmemesini eksiklik olarak görüyorum.

Bundan sonra iktidara düşen görev; acilen ülke içinde sosyal ve siyasal bir uzlaşmaya gitmeleri, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesine geri dönmeleri, mezhep ve etnisiteden uzak durmaları, hukuk devletinden, parlamenter sistemden ve demokratik düzenden ayrılmamaları, dini siyasete, siyaseti de dine alet etmemeleri, farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görerek politika geliştirmeleri, dışlayıcı, ayırıcı ve ötekileştirici bir söylemle değil de kinden, nefretten uzak, sevgi diliyle, kucaklayıcı ve birleştirici bir söylemle politika oluşturmaları, çatışmacı değil, uzlaşıcı bir kültür sergilemeleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğraflarını sadece parti binasına ve miting alanına değil onun amaçlarını içselleştirerek kalplerine asmaları, askeriyeyi yeniden düzenlerken tepkisel değil, bilimsel hareket etmeleri, dışarıda ise hem komşularla hem de büyük güçlerle (ABD, AB ve Rusya) olan ilişkilerini düzeltmeleridir.   

Aksi halde Yenikapı’da açılan bu yeni kapı heba edilip ülke; parçalanma, kaos, yalnızlık ve diktatörlükten öteye gitmeyecektir.

Osman AYDOĞAN 


Yorumlar - Yorum Yaz