• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam350
Toplam Ziyaret635650

Yargılama

Yargılama

19 Şubat 2019

Önce bir hikâye:

Bağdat pazarında oyuncak satan yaşlı bir adam vardı. Ondan alışveriş yapanlar gözlerinin bozuk olduğunu bildiklerinden sahte parayla ödeme yaparlardı.

Bu hilenin farkında olan yaşlı adam hiçbir şey söylemezdi. Bunun yerine dua ederek Tanrı’dan kendisini kandıranları affetmesini isterdi, “Belki de fazla paraları yoktur ve çocuklarına hediyeler almak istiyorlardır” derdi.

Zaman geçti ve bir gün adam öldü. Cennet kapıları önüne geldiğindeyse bir kez daha dua etmeye başladı: “Efendim” dedi, ‘’Ben bir günahkârım. Birçok hata işledim bana verilen sahte paralardan daha fazla bir değerim yok. Beni affet”

Tam bu sırada kapılar açıldı ve bir ses şöyle dedi:

‘’Neyi affedeceğim? Hayatı boyunca kimseyi yargılamamış birisini ben nasıl yargılayabilirim?’’

Hikâye bu kadar...

Yıllardır bu ortamda yazı yazarım.... Ancak yazdığım yazıyı hemen paylaşmam... Bir çayın demlenmesi gibi, yazımı yazdıktan sonra bazen haftalarca bazen de üç beş gün üzerinde çalışır, düzeltmeleri yapar öyle yayınlarım...

Ancak dün bir istisna oldu...

Bir alıntı yazıyı hiç düşünmeden, üzerinde kafa yormadan, altına ''alıntıdır'' diye yazıp, ''Görgüsüzlüktür'' başlığı ile yayınladım... Gece hiç uyuyamadım... İnsanları, kim olursa olsun, ne yaparlarsa yapsın, davranışlarını, söz ve eylemlerini yargılayarak ''Görgüsüzlüktür'' diye itham etmenin ''En büyük görgüsüzlük'' olduğunu, ''Görgüsüzlüğün danişkası''  olduğunu fark ettim... Keşke bu yazıyı hiç paylaşmasaydım... ''Özür dileme''nin bir düzeltme, bir telafi olmadığını biliyorum ama yine de... Tüm arkadaşlarımdan özür diliyorum...

Halil Cibran der dururdu zaten; ''Dünyanın en bedbaht insanı başkasında kusur bulan ve başkasını yargılayan insandır.''

Osman AYDOĞAN


Yorumlar - Yorum Yaz