• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi14
Bugün Toplam466
Toplam Ziyaret727558

Miraç Kandili

Miraç Kandili 

02 Nisan 2019

Bilindiği gibi Hicri takvimin üç ayı, Recep, Şaban ve Ramazan aylarına ‘’Üç Aylar’’ denir ve mübarek aylardan sayılır. Bu mübarek aylarda da sayısı beş olan mübarek geceler bulunmaktadır. Regâip Kandili ve Miraç Kandili; Recep ayında, Berat Kandili; Şaban ayında, Kadir Gecesi ise Ramazan ayında bulunmaktadır. Mevlit Kandili de Rebiyülevvel ayında bulunur.

Ülkemizde bu beş gecenin kutlanmasına büyük önem verilir. Bu geceler, Osmanlı padişahı II. Selim zamanında minarelerde kandiller yakılarak kutlanmaya başlandığı için “kandil” olarak da adlandırılır. Diğer Müslüman ülkelerde de bu geceler ''kandil'' olarak adlandırılmaz, ''gece'' olarak ifade edilir, Regâib gecesi, Miraç gecesi gibi. Bu kutsal gecelerden Miraç gecesi dini olduğu kadar edebiyat dünyasının da ilgi odağı haline gelir.

Bugün bu kutsal kandillerden, gecelerden Miraç kandili, Miraç gecesidir..

Miraç; üç ayların Regaib Kandili 'nden sonraki kutsal gecedir. Miraç; Arapça'da ‘’uruc’’ sözcüğünden türetilmiş olup merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göğe yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilmesi olayıdır. Hazreti Muhammed, yolculuğunda "Burak" adlı binekle seyahat eder.

Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Receb ayının 27. gecesi (Miladi takvime göre bu gece 2019 yılı için 02 Nisan gününe denk gelir.) Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail rehberliğinde Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram'dan (Mekke), Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında ‘’isra’’ adını alır.

Bu aşama Kur’an’da şöyle geçer (İsra Suresi, 1.Ayet): “Ayetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki o her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.”

İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Miraç olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadiste ayrıntılı biçimde anlatılır. 

Rivayete gör Peygamberimiz, birinci semada Hz. Âdem, ikinci semada Hz. Yahya ve Hz. İsa, üçüncü semada Hz. Yusuf, dördüncü semada Hz. İdris, beşinci semada Hz. Harun, altıncı semada Hz. Musa yedinci semada Hz. İbrahim ile görüşmüştür. Miraç gecesi arş'ı (arş: bütün âlemleri kuşatan yüce bir makam),  kürsi'yi (kürsi: ilim, hâkimiyet, kudret, saltanat, azamet), Cennet'i, Cehennem'i ve ilahi azameti müşahede eden Allah Rasulü, dünyada hiçbir beşere ve hiçbir peygambere nasip olmayan en üst dereceye erişti: Cenab-ı Rabbü'l Alemin'i gördü. Bizzat Cenab-ı Hakk'dan aracısız doğrudan vahiy aldı. Ümmeti için yalvarış ve yakarışta bulundu. Beş vakit namaz bu gece farz kılındı. Allah'a şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi verildi ve Miraç gecesinde "Amenerrasulü" diye başlayan Bakara Suresi'nin son iki ayeti indirildi.

Ayrıca bu gece Allah, Hazreti Muhammed'e insanın yaşama hakkını, şeref ve haysiyetini korumayı, toplumun huzur ve güvenini sağlamayı amaçlayan on iki emir vahyetti.

Bu gecenin anlamı üzerine din bilginlerinin görüşleri farklı farklıdır.

Din bilginlerinden kimilerine göre bu yükselme manevi ve ruhi, kimilerine göre maddi ve fiziki, kimilerine göre hem maddi hem de manevi, kimilerine göre de ne tam anlamıyla maddi ne de tam anlamıyla manevidir. Burada manevi ve ruhi anlamdan kastedilenin gönül ve ruh temizliğinden geçip, ahlaki erdemlere yükseliş olduğu üzerinde din bilginlerince mutabakat vardır. 

Miracın manevi ve ruhi bir yolculuk olduğunu idda eden din âlimlerinden birisi de Şeyh-ül Ekber Muhyiddin İbn-i Arabî’dir. Arabî ’'Kitab el-İsra’’ (Gece Yolculuğu Kitabı) isimli eserinde işte bu Miraç'ı anlatır. Bu kitap dini olduğu kadar edebi bir eserdir aynı zamanda. Arabî bu kitabında bu yükselmenin maddi değil manevi  ve ruhanî olduğunu söyler. Aşağıdaki bölüm ’Arabî'nin 'Kitab el-İsra’’yı neden yazdığını anlattığı giriş bölümünden alınmıştır:

‘’İmdi… 'el-İsrâ ila Makami Esra' olarak ifade edilen bu kitapta, akli miraç, ruhani makamlar, ilahi sırlar, kutsal illî mertebelerin ehli sufiler topluluğunu ele almayı amaçladım. Bu bağlamda amacım, kevnî âlemden (varlık âleminden) ezelî makama (Allah’ın makamına) yönelik yolculuğu belli bir tertip dâhilinde özetlemektir.

Bu arada, dille söylenemeyen, bilgi ve hâl ile izhar edilmesine imkân bulunmayan makama doğru sıralanan bazı makamların isimlerini de açıklamak istedik. Bu, mirasçı kılınan ruhların miraçları, Nebî ve Resullerin sünnetleridir. Ruhların miracından söz ediyorum, şekillerin değil, sırların gece yürüyüşü (İsra), cennetleri veya ayanları görme surları değil. Zevk ve tahkik marifetinin süluku, mesafe ve yol süluku değil. Mana olarak göklere yükselme, ikamet olarak değil.’’

Şeyh-ül Ekber Muhyiddin İbn-i Arabî’nin ’'Kitab el-İsra’’ kitabı Batı edebiyatını da derinden etkiler. Fransız Matematikçi ve yazar René Guénon, İtalya'nın en büyük şairi, Batı edebiyatının en büyük ustaları arasında sayılan yazar, edebiyat kuramcısı, ahlak felsefecisi ve siyasal düşünür Dante Alighieri’nin (1265 – 1321) dünya edebiyatının başyapıtlarından sayılan ‘’La Divina Commedia’’ (İlahi Komedya) (Oğlak Yayıncılık, 2016) adlı manzum destanında adı geçen ‘’İnferno’’yu (cehennem) kaleme alırken İbn-i Arabî’nin ‘’Kitab el-İsra’’ (Gece yolculuğu kitabı) ile ‘’Fütühat-ı Mekkiye’’ (Mekke İlhamları) adlı eserlerinden faydalandığını iddia eder. İbn-i Arabî’nin gerek ‘’Kitab el-İsra’’ ve gerekse de ‘’Fütühat-ı Mekkiye’’ adlı eserlerdeki simge ve semboller, özellikle Dante'nin cehennemi ile İslami cehennemin benzerliği, Hz. Muhammed'in Miraç'ı; cehennem ve cennetten sonra her iki eserde de başkarakterin nurani bir yoğunluktan (Tanrı) bahsetmesi bu iddiayı kanıtlar niteliktedir. René Guénon'un da kabul ettiği bu iddia, aslında kendisi de Endülüslü olan tarihçi Miguel Asin Palacios’a aittir. Miguel Asin Palacios, ‘’Dante ve İslam’’ (Okuyan Us Yayınları, Mayıs 2010) isimli eserinde bu iddiayı dile getirir.

Miraç’ı Türk edebiyatçıları da konu edinir. Türk edebiyatında Mi’râc hadisesini anlatan eserler İslamiyet’i kabul ettiğimiz 9. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanır. Mensur veya manzum olarak kaleme alınan bu eserler; Mi’râc-nâme, Mi’râciyye veya Mi’râc-ı Nebî olarak isimlendirilirler. Bu eserlerin yazarları anlattıkları konunun mucize olmasından dolayı çok sanatlı bir dil kullanmışlardır.

Günümüz edebiyatçiları da eserlerinde Miraç'a yer vermişlerdir. Bunlardan Şair Arif Nihat Asya Hz. Muhammet’in üstün özelliklerini övmek için yazdığı ve Miraç’tan da bahsettiği ve sanki günümüzü anlattığı ve millet neden ''deizm''e kayıyor, nedenlerini anlattığı ‘’Naat’’ isimli şiirinde şöyle derdi (şiir uzun, kısmen alıntılıyorum):

Yeryüzünde, riya, inkâr, hıyanet
Altın devrini yaşıyor…

Diller, sayfalar, satırlar
"Ebu Leheb öldü" diyorlar:
Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; 
Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!

Adına alışkın dudaklarımız! 
Artık, yolunu bilmiyor; 
Artık, yolunu unuttu
Ayaklarımız! 
Kabe’ne siyahlar
Yakışmamıştı, ya Muhammed,
Bugünkü kadar!

Haset gururla savaşta; 
Gurur, Kaf Dağı'nda derebeyi…

Vicdanlar sakat

Ne doğruluk, ne doğru; 
Ne iyilik, ne iyi…

Bayram yaptı yabanlar; 
Semave’yi boşaltıp
Save’yi dolduranlar.
Atını hendeklerden-bir atlayışla-
Aşırdı aşıranlar.
Ağlasın Yesrib,
Ağlasın Selman’lar!

Gel, Ey Muhammed, bahardır.
Dudaklar ardında saklı
Aminlerimiz vardır!...
Hacdan döner gibi gel; 
Mirac’dan iner gibi gel; 
Bekliyoruz yıllardır!

Ülkemiz dâhil İslam dünyasının yaşadığı onca riya, inkâr, hıyanet, cehalet, haset, gurur, hırsızlık, sahtekârlık ve onca olumsuzluklar karşısında insan ister istemez Arif Nihat Asya’nın ‘’Naat’’  şiirine sığınıyor ve ona sarılıyor:  ‘’Gel, Ey Muhammed, bahardır. Hacdan döner gibi gel; Mirac’dan iner gibi gel; Bekliyoruz yıllardır!’’

Yüce Rabb’imizin ülkemiz dâhil İslam dünyasının yaşadığı onca olumsuzluklardan arındırarak hepimizi gönül ve ruh temizliğinden geçirip, ahlaki erdemlere yükseltmesi dileği ile Miraç Kandiliniz kutlu olsun.

Osman AYDOĞAN


Yorumlar - Yorum Yaz