• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam601
Toplam Ziyaret891720

Yaşanmaz oldu bu yerler

Yaşanmaz oldu bu yerler

Dikkat ediyor musunuz? Hemen hemen her gün doğudan asker – polis şehit haberleri geliyor birer ikişer, üçer beşer, sekizer onar vurularak, tuzak kurularak, mayın döşenerek şehit edilen.

Hemen hemen her gün batıdan ise sahile vuran mülteci cesetlerinin haberleri veriliyor onar, yirmişer, kadın, erkek, çoluk, çocuk, bebek...

Hemen hemen her gün katledilen kadın haberleri, tecavüz haberleri, çocuk tecavüzcüleri, cinsel tacizler, sapıklar, bir kereden bir şey olmaz diyen sorumlu sorumsuzların haberleri…

Bir yandan ülkede her yere cami yapılıyor, her yerde minareler yükseliyor, her okul imam hatibe dönüşüyor ama öbür yandan ülkede fuhuş, ırza geçme, tecavüz, yolsuzluk, sahtekârlık, yalan, dolan, talan, uyuşturucu kullanımı artıyor…

Bütün bu olanlar bana klasik Alman filozoflarının sonuncusu olan Ludwig Feuerbach’ın bir sözünü anımsatıyor ve bu ülkede yaşananlar ise bu sözü doğruluyor gibi geliyor: "Ahlakın temeli ne zaman dine dayandırılsa, adalet ne zaman ilahi otoriteye bağımlı hale getirilse, en ahlaksız, en adaletsiz, en kepaze şeyleri mazur gösterip yaygınlaştırmanın yolu açılmış demektir."

TV’lerde haberlere bakıyorum bütün bu yaşananlar sanki vukuat-ı adiyeden, sanki normalmiş gibi bu ölümler, bu katledilişler, bu tecavüzler, bu sapıklıklar, bu ahlaksızlıklar... Sanki bizde değilmiş gibi bu haberler, sanki Patagonya ülkesinden geliyormuş gibi bu haberler… TV’lerde üç beş soytarı bir başka konuları konuşuyor, konuşturuluyor… TV’de pembe diziler, spor diye et (!) ve top (!) programları, gülenler, kahkaha atanlar, yazılı basında üç maymunu oynayanlar, haber diye sadece et (!) ve top (!) haberlerini verenler…

Sanki basit bir hırsızlık olayı yaşanmış gibi toplumla ve toplumun değerleriyle alay edercesine el ele tutuşan gençleri görseler ahlaksızlar diye feryat edenler 55 çocuğun ırzına geçilmiş ‘’bir kerecik olmuş’’ diyorlar bu nasıl bir namus, nasıl bir ahlak anlayışı ise…

Yetkili ancak sorumsuz, muhteris ancak kifayetsiz, cüsseli ama kof, lafı bol ama söyleyecek sözü yok olan politikacılar Meclis kürsülerinde, TV’nin beyaz camında birbirleriyle laf dalaşında… Hele boşuna demiyordu İranlı Müslüman sosyolog, düşünür ve yazar Ali Şeriati bir yazısında: ‘’Sîretsiz sûretlerin vaaz kürsülerini işgal ettiği bir suratsız adamlar zamanındayız. Sîretsizler, sûret-i haktan görünerek suratsızlıklarını gizliyor. Ne utanmaz yüzler gizliyor o meş’um perde.’’

Bütün bunlar, bu olumsuzluklar, bu ahlaksızlıklar, bu gülüşler, bu boş boş konuşmalar bana Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı oyununu anımsatıyor. Bu oyunda karakterlerden biri kendini asmak için kemerini çıkarır. O an pantolonu düşer. Seyirci tam üzülecekken boş bulunup güler. Ülkede yaşananlara karşı ise tıpkı seyircilerin, sorumluluk sahibi herkesin gülmesi gibi…

Yaşanmaz oldu bu yerler. Bu ülkede artık yaşamak gittikçe zorlaşıyor.

Bertolt Brecht derdi zaten: “Mizahın olmadığı yerde yaşamak zor, ama her şeyin mizah olduğu bir yerde de yaşamak olanaksız.”

‘’Yaşanmaz oldu bu yerler’’ derken, ben bu sayfada yokken kaybettiğimiz (02 Nisan 2016) Türk pop müziğinin en yetenekli ancak en talihsiz müzisyeni Aydın Tansel aklıma geliyor. 1976’da Bulgaristan’da yapılan ''Altın Orfe Ses Yarışması''nda, uluslararası dalda 29 ülke arasında, '’Dünya Ses Üçüncüsü'' unvanını almıştı, müthiş bir tenor sesi vardı Aydın Tansel’in. Bu ses de ziyan oldu gitti ülkede ziyan olup giden nice değerler gibi…

Genç arkadaşlarım belki hatırlamaz ama onun en güzel eseri ‘’Günler Aylar’’ isimli şarkısıydı. Bu şarkının sözleri ve bestesi kendisine aitti. Şarkının hikâyesini kimsecikler bilmez; Aydın Tansel bu şarkının sözlerini yazdığında Bolu Komanda Tugayında Topçu Asteğmenidir. Zaman Kıbrıs Harekâtı zamanıdır. Birliğinde sorunlar yaşar, birliğinde huzursuzdur. Şarkı bestelenip piyasaya çıktığında ise 12 Eylül 1980 darbesi olmuştur. Basına verdiği bir röportajında şarkı sözlerini nasıl yazdığını anlatır. Devir aynı devirdir. Şarkı hemen yasaklanır. TV ve radyo olarak sadece TRT vardır. Şarkısı bir daha hiçbir yerde çalınmaz.

İşte ‘’Günler Aylar’’ isimli şarkının sözleri şöyleydi:

Günler aylar gelip geçer 
Bitmez kâbus nice günler

Her yer her şey güzel huzur arıyorum 
Kurtar beni demiyorum 
Allah’ım ne olur sabır ver

Her yer her şey güzel huzur yok içimde 
Yaşanmaz oldu bu yerde 
Ne olur Allah’ım kuvvet ver

Günler aylar gelip geçer 
Bitmez kâbus nice günler

Her yer her şey güzel huzur arıyorum 
Kurtar beni demiyorum 
Allah’ım ne olur sabır ver

Her yer her şey güzel kötü olan insanlar 
Tüm kötülüklere karşı 
Ne olur Allah’ım kuvvet ver

Günler aylar gelip geçer 
Bitmez kâbus nice günler

Şarkıda olduğu gibi; ülkede günler aylar gelip geçiyor, bitmiyor kâbus dolu günler, yaşanmaz oldu bu yerler, her yer, her şey güzel velakin kötü olan insanlar, tüm kötülüklere karşı ne olur Allah’ım hepimize kuvvet ver, sabır ver, huzur ver…

Yaşanmaz oldu bu yerler…

Hele hele, bir de şarkının başında Aydın Tansel bir derin ‘’Offf offfffff’’ çekmiyor mu?

Offfff ki offffffffffffffffffffffffff…

https://www.youtube.com/watch?v=6HBGvaMqno0

Osman AYDOĞAN


Yorumlar - Yorum Yaz