• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam653
Toplam Ziyaret738782

En sade doğrular mı? En renkli yalanlar mı?

En sade doğrular mı? En renkli yalanlar mı?

Bir zamanlar Uzakdoğu'da, artık yaşlandığını ve yerine geçecek birini seçmesi gerektiğini düşünen bir imparator varmış. Yardımcılarından ya da çocuklarından birini seçmek yerine; kendi yerine geçecek kişiyi değişik  bir yolla seçmeye karar vermiş. Bir gün ülkesindeki tüm gençleri çağırmış ve:

-"Artık tahttan inip yeni bir imparator seçme vakti geldi. Sizlerden birini seçmeye karar verdim. " demiş. Gençler şaşırmışlar, ancak o sürdürmüş:

- "Bugün hepinize birer tohum vereceğim. Bir tek tohum... Ama bu  çok özel bir tohum. Evlerinize gidip onu ekmenizi, sulayıp büyütmenizi  istiyorum. Tam bir yıl sonra büyüttüğünüz o tohumla buraya geleceksiniz.  Sizi, yetiştirdiğiniz o tohuma göre değerlendirip, birinizi imparator seçeceğim."

Gençlerin arasında Ling adında biri varmış. O da diğerleri gibi  tohumunu almış. Eve gidip heyecanla olayı annesine anlatmış. Annesi bir  saksı ve biraz toprak bulup, onun tohumu ekmesine yardım etmiş. Sonra birlikte dikkatlice sulamışlar. Her gün sulayıp büyümesini bekliyorlarmış. Yaklaşık üç hafta sonra diğer gençler tohumlarının ne kadar   büyüdüğünü   anlatırken, Ling hayretle kendi tohumunda hiçbir değişiklik olmadığını görüyormuş. Üç hafta, dört hafta, beş hafta geçmiş... Hala hiçbir şey yokmuş.  Diğerleri yetişen bitkilerinden söz ederken Ling çok üzülüyormuş. İmparatorun onu beceriksiz sanmasından çok endişeleniyormuş. Ancak, arkadaşlarına hiç bir şey demiyor sabırla bekliyormuş.

Sonunda bir yıl bitmiş ve tüm gençler bitkilerini imparatorun huzuruna getirmişler.   Ling, annesine boş saksıyı götüremeyeceğini söyleyince, annesi ona cesaret  verip; saksısını götürüp dürüst bir şekilde olanları imparatora anlatmasını   istemiş. Ling, annesinin sözünü tutmuş ve boş saksıyla saraya gitmiş. Saraya  varınca; gördüğü bitkilerin güzellikleri karşısında şaşırmış. Sonra imparator gelmiş ve tüm gençleri selamlamış. Ling, arkalarda bir yerlere  saklanmaya çalışıyormuş. "Ne büyük bitkiler, çiçekler ve ağaçlar yetiştirmişsiniz. Bugün biriniz imparator olacak." demiş imparator. Aniden arkada elinde boş saksısıyla Ling'i fark etmiş. Hemen   muhafızlarına onu öne getirmelerini emretmiş. Ling çok korkmuş. "Sanırım  beceriksizliğimden dolayı beni öldürtecek." Ling öne geldiğinde imparator adını sormuş.

"Adım Ling."  demiş. Tüm gençler gülüşüp onunla alay etmeye başlamışlar. İmparator onları  susturmuş. Ling'e bakıp kalabalığa doğru dönmüş.

-"Yeni imparatorunuzu selamlayın. Adı Ling'" demiş. Ling inanamamış. Çünkü tohumunu bile yetiştirememiş, nasıl imparator olurmuş?... İmparator devam  etmiş:

-"Bir yıl önce burada herkese bir tohum verdim. Siz ekip, sulayıp bir  yıl sonra  getirecektiniz. Ama hepinize kaynamış tohum vermiştim. Asla büyümeyecek  olan... Ancak Ling'in dışında herkes ağaçlar, bitkiler ve çiçekler getirdi;  çünkü tohumun büyümediğini fark edince hepiniz onu bir başka tohumla değiştirdiniz. Oysa sadece Ling içinde benim verdiğim tohum olan boş saksıyı  getirme cesaret ve dürüstlüğünü gösterdi. Onun için yeni imparatorunuz o  olacak!!!" 

 En sade doğrular mı? En renkli yalanlar mı? 

(Alıntıdır)


Yorumlar - Yorum Yaz