• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam453
Toplam Ziyaret738582

Mazi kalbimde bir yaradır

Mazi kalbimde bir yaradır

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu’nun sadrazamı olan Said Halim Paşa’nın Fransızca olarak kaleme aldığı “L’Empire Ottoman et la Guerre Mondiale”, yani “Osmanlı İmparatorluğu ve Dünya Savaşı” isimli hatıralarından savaşa nasıl girdiğimizi anlattığı bölümün kısaca özeti şu şekilde:

''Savaşa henüz resmen dâhil olmamış ama tarafımızı belli etmiştik, Almanya’nın yanında duracağımız anlaşılmıştı. Almanya’dan gelen ve ‘Goeben’ (Yavuz) ile ‘Breslau’ (Midilli) isimleri verilen iki Alman savaş gemisinin Rus limanlarını bombardıman etmesinin ardından Rusya 11 Ekim’de bize savaş ilân etti, İngiltere ile Fransa’nın da savaş ilânı üzerine kendimizi dünya harbinin içerisinde bulduk.’’

(Nereden nereye. Ben Almanya’da iken ‘’Goeben’’ ve ‘’Breslau’’ gemilerinin komutanı Koramiral Wilhelm Souchon’un kardeşinin torunu denizci bir asker ve akademisyen olan Lennart Souchon ile bu konuyu uzun uzun tartışmıştık…)

Gelelim günümüze… 07 Kasım 2015 tarihli gazete haberleri:

‘’ABD Avrupa Komutanlığı 6 adet F-15C hava muharebe uçağının İngiltere’deki üslerden İncirlik Üssü’ne gönderildiğini bildirdi. Hava savaşında etkili olan bu uçakların Türk hava sahasının korunmasına destek için görevlendirildiği açıklandı. Washington Times gazetesi 'F-15’ler Suriye’ye Rus uçaklarını düşürmek üzere gönderiliyor' diye yazdı. ABD Avrupa Komutanlığı uçakların 'Türkiye’nin talebi üzerine gönderildiğini' belirtti.’’

‘’Goeben’’ (Yavuz) ve ‘’Breslau’’ (Midilli) isimli Alman savaş gemilerinin yerine koyun ABD F-15 uçaklarını… Tek fark birisinin ‘’Kuzey’’de başımıza bela sarmış olması, diğerinin ise ‘’Güney’’de başımıza bela saracak olması…

(Ne yazık ki bu yazı yazıldıktan bir hafta sonra 21 Kasım 2015 tarihinde 17 saniyelik sınır ihlali gerekçesiyle Suriye sınırında Rus savaş uçağı düşürüldü!)

Mehmet Akif Ersoy tarihin tekerrürden ibaret olduğunu şöyle söylerdi:

''Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! 
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? 
'Tarih'i ' tekerrür' diye tarif ediyorlar; 
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?''

‘’Bütün tarihsel olaylar ve kişiler, hemen hemen iki kez yinelenir’’ diyerek Georg Wilhelm Friedrich Hegel de tarihin tekerrür ettiğini ifade ederdi.
Karl Marx da tarihin tekerrür ettiğini Hegel'e cevap verircesine şöyle derdi: ‘’Evet bütün tarihsel olaylar ve kişiler, hemen hemen iki kez yinelenir. Birincisinde trajedi, ikincisinde komedi olarak…’’

Etrafınıza büyük resmi görmek için dikkatle bakın. 1914'teki Birinci Paylaşım Savaş'ının bütün koşulları yinelenmekte. Hem de komedi olarak. Sadece aktörler isim değiştirmiş. İngiltere'nin ve Almanya'nın yerini ABD almış, Rusya İmparatorluğunun yerini yine Rusya, Osmanlı'nın yerini T.C., almış.

Bütün bunlar bana sözlerini Necdet Rüştü Efe Tara’nın yazdığı 1928 yılında Necip Celal Andel tarafından bestelenen ilk Türk tangosunu hatırlatır:

‘’Mazi kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazin hatıradır.’’

Mazi kalbimde bir yaradır ve beni zaman zaman ağlatan İşte bu hazin hatıralardır.

Osman AYDOĞAN


Yorumlar - Yorum Yaz