• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi11
Bugün Toplam833
Toplam Ziyaret733931

Neden Sürekli Yazdım?

Neden Sürekli Yazdım?

1889-1973 yılları arasında yaşamış olan Fransız bir filozoftur Gabriel Marcel. Marcel ‘’varoluşcu’’ (exsistansiyalizm) akımın temsilcilerindendi. Çağdaş Batı Felsefesi, Varlık Felsefesi ve Ahlak Felsefesi ve uzmanı Felsefeci Prof. Dr. Emel Koç aynı zamanda Türkiye’deki tek Gabriel Marcel uzmanıdır. Emel Koç’un çok güzel bir kitabı var Marcel’i anlattığı; ‘’Gabriel Marcel Üstüne’’ (Pegem Akademi Yayıncılık, Ankara, 2014) (Bu kitap Koç’un çok sayıdaki Marcel kitaplarından ve araştırmalarından birisidir.)

Gabriel Marcel’in çalışma alanlarından birisi de ben’ler arası varlıktır. Marcel'in ben'ler arası varlığı nasıl anladığını kısa bir anlatımla özetlemek istiyorum...

Benler arası varlığı anlatmak için somut bir örneğin yardımına başvuruyor Marcel: Bir çocuk annesine seğirtmekte, ona bir demet çiçek sunuyor; sözü, yüzü, eli şöyle bağırıyor sanki: "bu çiçekleri ben topladım, ben kendim..." Marcel'e göre, çocuğun bu seslenişinden maksat; dikkati kendi üstüne çekme isteği, başkalarınca onaylanma, başkalarınca beğenilme dileği değildir. Bu, hiç de bir bencillik değil, tam tersine bir özbilinç anlatımıdır, Marcel'in bir deyimiyle, "tanığım ol" dileğinin dile gelmesidir. Kuşkusuz bu anlatım, çocukta çocuksu bir kılıkla ortaya çıkan, yetişkinlerdeyse durumdan duruma ince ayrımlar gösteren bir dilek. İşte buna Marcel, belli bir anlamda, "ontolojik gizem" adını veriyor.

Ben ile ‘’başkası'’nı birbirine bağlayan o ilk, o derin taşıyıcı. Böylece insan için var olmak, başka bir insana seslenmek demek. Özüyle bir bağlılık içinde bulur kendini insan: Sözle, ya da el-kol devinimleriyle işte buradayım diye ortaya çıkar. Marcel'e göre insan; anlamını başkasından gelen yanıtta bulan bir "istek"tir, bir "gereksinme" dir, bir "exigence"tır. İnsan ancak "seslenen bir varlık", bir "etre exclamatif" olarak görünür; varoluş ("existence") başkalarına yöneliştir insan için. Marcel’e göre ‘’varolmak’’ için herhangi bir şeye sahip olmanın (mal, mülk, para, şan, ün, şöhret) hiç ama hiçbir önemi yoktur. Marcel’e göre ‘’varolma’’da asıl olan, bir başkasıyla kurulan iletişimdir.

Böylece Marcel varoluşu alışılagelenden apayrı bir doğrultuda yorumlamaktır. Şöyle ki, Marcel, "existence" sözcüğündeki "ex"i başka-bir-insana-çevrilmek diye kavrar: "Ben varım demek, bana yabancı bir varlıkla aramda bağ kurmadıkça ben ne kendimi ne de başkasını bilip kavrarım demektir." Buysa "varoluş"u ("existence") "birlikte-varoluş" ("co-existence") diye nitelemektir.

Gerçekten de, Marcel'e göre, hayvanlar bile (bağırış çağırışlarıyla, hoplayıp sıçramalarıyla biyolojik bir biçimde de olsa) kendilerini açığa vurmamazlık, kendilerini ortaya koymamazlık edemezler. İnsanlarsa; konuşma, yazma, eylem, bakış, ilgi, hayranlık, yardım, dostluk, sevgi gibi davranışlarla başkalarıyla bağ kurarak kendilerini gerçekleştirip anlarlar.

İşte sizlere, bir avuç dost ve bir kısmını yüz yüze tanımadığım arkadaşlarıma, hemen hemen her gün ve de uzun uzun yazdığım yazılarım, duygu ve düşüncelerim bir öğreti amaçlı olmayıp böyle bir içgüdünün eylemiydi, Marcel’in söylediği gibi ‘’ben varım’’ demekti, ‘’tanığım ol’’ demekti, ‘’bana yabancı bir varlıkla aramda bağ kurmadıkça ben ne kendimi ne de başkasını bilip kavrarım’’ demekti. Marcel’in çocuk örneğinde olduğu gibi (Bir çocuk annesine seğirtmekte, ona bir demet çiçek sunuyor; sözü, yüzü, eli şöyle bağırıyor sanki: "bu çiçekleri ben topladım, ben kendim...") bu yazıları ben yazmıştım ben kendim…

Yine Marcel’in örneğinde olduğu gibi benim bu yazılarımdan maksat; dikkati kendi üstüme çekme isteği, başkalarınca onaylanma, başkalarınca beğenilme dileği değildi. Bu, hiç de bir bencillik değil, tam tersine bir özbilinç anlatımıydı. Marcel'in bir deyimiyle, "tanığım ol" dileğinin dile gelmesiydi.

Bu uzun yazılarımı okuduğunuz ve hatta beğendiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.

Osman AYDOĞAN


Yorumlar - Yorum Yaz