• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam711
Toplam Ziyaret889084

Kar Mûsikîleri

Kar Mûsikîleri

07 Ocak 2019

''Her yerde kar var'' değil mi? Belki de kulaklarınızda şarkısı da vardır: ''Her yerde kar var''. ''Kar'' ve ''Kış'' gelince benim de aklıma şarkısından ziyade öncelikle Cenap Şahabettin'in ''Elhan-ı Şita'' (Kış Ezgileri), Ahmet Muhip Dranas'ın ''Kar'' ve Yahya Kemal Beyatlı'nın ''Kar Mûsîkileri'' isimli şiirleri gelir.

Ahmet Muhip Dranas'ın ‘’Kar’’ şiirini sizlere dün vermiştim. Şimdi de Yahya Kemal Beyatlı'nın ''Kar Mûsîkileri'' isimli o muhteşem şiirini vermek istiyorum. Cenap Şahabettin'in Türk Edebiyatında yine muhteşem kış ve kar şiiri olan ''Elhan-ı Şita''sını ise sizlere daha sonra anlatayım.

Yahya Kemal Beyatlı 11 yıl Paris’te yaşar ve alafranga biri haline gelmiş olarak Paris’ten geri döner. Döndüğünde burada her şeyi Fransa ile mukayese eder ve en salaş dönemini yaşayan Osmanlı’nın hiçbir şeyini beğenmez. Bir toplantıda Tanburi (*) Cemil Bey ile tanışır. Tanburi Cemil Bey’in taksimleri, müziği Yahya Kemal’i mest eder. Kendisi bu hadiseyi “O gün benim önümde altın bir kapı açıldı. Ben o gün memleketimin kültürüne döndüm” diye anlatır. Ve sonrasında Cemil Bey’in tutkulu hayranlarından olur.

Yahya Kemal Beyatlı Varşova’da iken karlı, hüzünlü bir havada Klasik Batı Müziği yerine Tanburi Cemil Bey’i dinleyerek ve o müzikle hem Avrupa’dan hem de yaşadığı çağdan uzaklaşır.  

Yahya Kemal’in içinde Tanburi Cemil Bey'den ve onun müziğinden bahsettiği ‘’Kar Mûsikîleri’’ isimli şiiri Türk şiirinde en iyi ''kar'' şiirlerinden birisidir. Yahya Kemal bu şiiri 1927 yılında Varşova`da büyükelçi iken kaleme alır.

Şair kendisine ilham veren kar havasını şöyle anlatır: ''Varşova`da elçilikte bulunduğum bir akşam odamda çalışıyordum. Dışarıda kar yağıyordu. Orada kar başladı mı günlerce aylarca durmadan yağar. İnsanda bin yıl sürecek bir yağış tesiri bırakır. Bir kuytu manastırda koro halinde söylenen dualar gibi gamlı ve bir erganun ahengi insanda ne tesir yaratıyorsa orada yağan karın öyle hüzünlü ve devamlı bir sesi vardır... Kar mûsikîsi işte bu atmosferin ürünü...” Varşova 1927

Şiirde, Yahya Kemal’in çok etkilendiği Fransız şairler Baudelaire, Mallarme ve Verlaine’nin izleri de görülür.  

‘’Kar Mûsikîleri’’ şiiri” aynı zamanda Yahya Kemal’in İstanbul’a, vatanına, memleketine duyduğu hasreti ve özlemi de yansıtır.  Şiir aruz ölçüsünde yazılmış olup, kafiye düzeni nedeniyle biraz da mesneviye benzer.

İşte Yahya Kemal'in ''Kar Mûsikîleri'' şiiri ismini de hakkedecek derecede bir musiki ahengini bünyesinde barındıran bir şiirdir…

‘’Kar’’ eskiden güzeldi... Şimdi ‘’son dakika’’, ‘’geliyor’’, ‘’AKOM tetikte’’ teraneleriyle, çığırtkanlıklarıyla insanlar artık bir parmak kalınlığında yağan kardan bile korkar oldu…

Zaten nerdeee eski yağan karlar... Eskiden yağmur ‘’rahmet’’, kar ‘’bereket’’ idi… Şimdi ne o kar kaldı, ne o rahmet, ne de o bereket… Değil mi?

Osman AYDOĞAN

Kar Mûsikîleri

Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,

Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.

Birdenbire mes'ûdum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!

Yahya Kemal BEYATLI

‘’Kar Musikileri’’ şiirini Bestekâr Cinuçen Tanrıkorur da çok güzel bir şekilde bestelemiştir. Ayfer ER'in sesinden:

https://www.youtube.com/watch?v=Al0avYI4FXM

(*) Bir küçük not: Osmanlıcaya Arapçadan geçen bir özellik olarak ''n'' harfi (nun) ''b'' harfinden (be) önce kapalı hece olarak bulunursa ''nb'' şeklinde yazılır fakat ''mb'' şeklinde okunur. Örneğin: penbe - pembe, çârşenbe – çarşamba, pençşenbe – perşembe ve tanbur - tambur gibi… Dolaysıyla ‘’tanbur’’ diye yazılır ancak ‘’tambur’’ diye okunur.


Yorumlar - Yorum Yaz