• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aşka Dair
Kitaplar
Hikayeler
Kendime Düşünceler
Fotoğraflar
İletişim
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi14
Bugün Toplam542
Toplam Ziyaret630110

İlahî Komedya

İlahî Komedya

İlahi Komedya Dante tarafından 14. yüzyılın ilk yarısında yazılmış, İtalyan edebiyatının en meşhur epik şiiri ve dünya edebiyatının önemli bir başyapıtıdır.
Michelino' yaptığı bir eserinde Dante, cehennemin girişinde Araf Dağının yedi eteğinde ve Floransa şehrinde, üstte cennet küresi, elinde İlahi Komedya'yı tutuyor olarak gösterir..
Komedya'da Dante, ölüm sonrası sırasıyla Cehennem, Araf ve Cennette geçen seyahati, hikâyenin kahramanı da olan kendisinin ağzından anlatır. Orta Çağda "Komedya", "tragedya'nın" aksine sonu iyi biten hikâye anlamına gelirdi. Burda eserin adındaki "komedya" kelimesi, öyküsünün güldürü unsurları taşıdığı anlamına gelmez.
Orta Çağ ile Rönesans arasındaki geçiş döneminde yazılmış ortaçağın döneminin bu şiiri, hayalgücü ve alegorik tasavvuru, ölüm sonrası hayatı anlattığı öyküsü ile Hıristiyan batı kiliseleri tarafından benimsendi. Eserin orijinal adı "Komedya" olmakla birlikte daha sonra 1360 yılında Giovanni Boccaccio tarafından başına "İlahi" kelimesi eklenerek Hıristiyanlaştırılmıştır.
Fransız Matematikçi ve yazar René Guénon; Dante’nin ‘’İlahi Komedyası'’nda adı geçen ‘’İnferno’’ (cehennem)yu kaleme alırken İbn-i Arabî’nin ‘’Kitab el-İsra’’ (Gece yolculuğu kitabı) ile ‘’Fütühat-ı Mekkiye’’ (Mekke İlhamları) adlı eserlerinden faydalandığını iddia eder. 
İbn-i Arabî’nin gerek ‘’Kitab el-İsra’’ ve gerekse de ‘’Fütühat-ı Mekkiye’’ adlı eserlerdeki simge ve semboller, özellikle Dante'nin cehennemi ile İslami cehennemin benzerliği, Hz. Muhammed'in Mirac'ı; cehennem ve cennetten sonra her ikisi eserde de başkarakterin nurani bir yoğunluktan (Tanrı) bahsetmesi bu iddiayı kanıtlar niteliktedir. 
René Guénon'un da kabul ettiği bu iddia, aslında kendisi de Endülüslü olan tarihçi Miguel Asin Palacios’a aittir. Miguel Asin Palacios, ‘’Dante ve İslam’’ (Okuyan Us Yayınları, Mayıs 2010) isimli eserinde bu iddiayı dile getirir.
Aslında Dante değil anlatmak istediğim…
Bugün Cumhuriyet’de (19 Mayıs 2014) Çiğdem Toker ‘’Cennet ve Cehennem’’ diye bir yazı kaleme almış. İşte bu yazı bana Dante’yi ve onun ‘’İlahi Komedyası'’nda adı geçen ‘’İnferno’’ (cehennem)i hatırlattı.
Çiğden Toker’in yazısı şu şekilde:
‘’Yaşadığımız, ölmeden tanık olduğumuz bir cennet-cehennem öyküsüdür; başka bir şey değil. Allah’ın unuttuğu o kasabalardaki madenler cehenneme dönüştükçe, metropollerde yükselen “sahte cennet”lerin, o yoksul kasabalarda “ocaklar” köhneleştikçe, şimdi metropol denilen kadim şehirlerin yıldızlarını söndüren “parıltılı” kulelerin öyküsü.
Bu öyküde, yeryüzünün sahte cennetleri ile yeraltı cehennemleri aynı saate ayarlı: 
Cehennemin “trafo”su patlamaya koşarken, sahte cennetler “akıllı aydınlatma”yla donanır.
Cehenneme bir “yaşam odası” için kıyılamayan parayla, sahte cennetlere “rekreasyon alanları” kondurulur.
Cehennemin “köleleri”nden esirgenen her “gaz maskesi”; sahte cennet müşterisinin ithal ağacıdır. 
Ve cehennemin yarım asırdır temizlenmemiş yemekhanesinden edilen “tasarruf”, kulelerin “food court”una akar...
.......
Rastlantı değil; kara diyalektiğin ta kendisi:
Bu diyalektikte; maden “köle”sinin maaşı kırpıldıkça, “sahte cennet” müşterisi çoğalır. 
Plaza sakinine satılan “güvenlik sistemleri” her adımı kayda alırken, maden köleleri kayıt dışına itilir. 
Yoksula dağıtılan bedava kömür arttıkça, sahte cennetin ısıtma teknolojisi gelişir. 
Nihayet an gelir, “sahte cennet”lerini kuran tanrı müteahhitler, sedye sedye “sivil şehit”ler yaratır... 
Ve tanrı müteahhitlerin post-modern iktidar “zekât”ları, “sivil şehit”in ailesine “maaş ve iş” olur.
……….
Beş gündür beynimiz patlayacak değil mi? 
Başbakan’ın canından sorumlu olduğu vatandaşını güpegündüz dövmesini, madencinin hakkını savunmaya gelen avukatlara polisin işkence etmesini, 10yaşındaki çocuğa kadar “düşmesini”, 301 cenazenin çıktığı madenin tuğlayla örülmesini anlamaya çalışıyoruz... 
Oysa denklem hepimizin gözünün önünde:
Siyasal İslamcı, muhafazakâr iktidarın kurduğu “maden-kule” denkleminde.
Cehennemden aldığını, “sahte cennet”e akıttığı o azgın tamah köprüsünde. ‘’
***
Çiğdem Toker’in yazısı böyle…
Yapılanları görüyorsunuz ya…
İktidar ve yandaşları olayı takdir-i ilahîye bağlıyorlar ya…
Gerçekten de bu Soma katliamı ‘’İlahî Komedya’’

Osman AYDOĞAN


Yorumlar - Yorum Yaz